'çocuklar için yetişkin, yetişkinler için ise çocuk kitabı' olduğunu okuyunca daha iz bırakan bir kitap hayal etmiştim isminin ötesinde fakat beklentimin altında kalan -bence dümdüz- bir çocuk kitabıydı.
birinden diğerine geçerken 'ya ben her şeyi yanlış mı anladım, nasıl böyle oldu? ne demek kardeşin yok? şizofren miymiş?' gibi sorgulayıp durduğum bir üçleme oldu.
sürekli merak ettirip bi solukta bitirmemi sağlayan akıcı dili sıkmayan bir anlatımı vardı. oldukça beğenerek okudum. yazar, anlattığı dönemin yıkımlarını çok daha farklı bir şekilde ele almış bambaşka noktalardan baktırıp duygudan duyguya, sorgulamalardan sorgulamalara geçmeye sebep olması ayrıca ilgi çekebilecek yanı.
üçleme olarak düşünüp ayrı ayrı değerlendirdiğimizde bile çok güzel haldeyken bütün haliyle -basit tabirle- kafa karıştırıcılığıyla beni oldukça etkiledi.
güzel bir kitaptı fakat benim için bir miktar yavaş aktığını söyleyebilirim. sade bir anlatımı vardı sonunu daha farklı hayal etmiş olmanın verdiği havada kalmışlık hissi oldu bitirdiğimde. yine de okurkenki duygu durumlarımla alakalıdır belki ama "sen olan hiçbir şeyi sevmiyorsun zaten." cümlesi bile bir şeyleri düşünmeye itti. sonunda psikiyatriste gidiyor oluşu yeni bir okula başlayacak oluşu vesaire de güzel detaylardı. derinden etkilendiğimi söyleyemeyeceğim ancak okuduğum için de mutlu olduğum bir romandı.
çavdar tarlasındaki çocukları uçuruma yaklaşmasınlar diye kovalamak istemek kadar basittir belki de hepimizin yaşam amacı..