İrfan Öz

İrfan Öz
Kimya Öğretmeni, Geleneksel Savaş Sanatları Eğitmeni, Eskiden Tıbbi Tanıtım Temsilcisi
Yüksek Lisans Terk
Ankara
Mersin
129 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
İnsan
Ne yazıktır o insana ki kendisine sunulan ihsana layık olmayı beceremez; ne yazıktır o ezilene ki ezilmişliğini taşıyamaz; ne yazıktır bir defa yaratılmış olanın varlık kalıntısına ki kendini var olandan kurtaramaz, dahası kurtarmak istemez çünkü sönüp giden hafıza, boşluğu içersinde varlığını yine de sürdürür; ne yazıktır o insana ki ezilmişliğine rağmen ve değişmesi de, kurtulması da imkânsız bir hâlde yaratılışın lanetine uğramış olarak kalır!
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Şiire dair
Ve gece, yani şiirin zamanı. Çünkü şiir, alacakaranlıkta görülebilen bekleyiştir, günbatımının sezgileriyle dolu uçurumdur, eşikte bekleyiştir, aynı zamanda hem birliktelik hem de yalnızlıktır, aynı zamanda hem karışım hem de karışım karşısında duyulan korkudur, karılım içersinde kötülükten arınmıştır, uyuyan sürünün rüyası kadar kötülükten uzaktır ama yine de böyle bir kötülük karşısında duyulan korkudur: Ah, evet, bekleyiştir şiir, yola çıkış değildir henüz ama öte yandan da sonsuz ayrılıktır.
Edebiyat
-: ve evet, tanrıların insanoğluna biçtikleri o değiştirilmesi imkânsız kader, yeryüzüne inmek zorunda kalmak, yeryüzü mahpusluğuna, kötülüğe, günaha inmek zorunda kalmak, öyle ki lanet kendini önce ölümlü dünyada tüketsin, çember önce ölümlü dünyada tamamlansın ve Hiçliğin araştırılamazlığının ve doğuşun o araştırılamaz varoluş zemininin çevresini gittikçe daralarak kuşatsın; o doğuş ki zamanı geldiğinde, Tanrı ve insan görevlerini yerine getirdiklerinde, yaratılmış olan ne varsa hepsinin yeniden doğuşuna dönüşecektir-
Edebiyat
Vergilius
Doğuştan toprağın adamıydı, yeryüzü hayatının huzurunu seven biriydi; toprağa bağlı bir toplumda geçecek, sade ve güven dolu bir ömre uygun bir insan; kökleri gereği yerleşip kalmasına izin verilmiş, dahası yerleşmeye zorlanmış biri; aynı zamanda da daha yüce bir kader gereği, yurdundan ne kopabilmiş ne de orada kalabilmiş biri; bu kader, onu ötelere, toplumun dışına sürüklemiş, kalabalıklar içersinde düşünülebilecek en çıplak, en kötü, en vahşi yalnızlığın içine atmıştı; onu kökeninin yalınlığından koparmış, uçsuz bucaksızlığa, gittikçe büyüyen bir çeşitliliğe doğru kovalamıştı; böylece büyüyen, sınırsızlığa açılan, sadece gerçek hayat ile arasındaki uzaklık olmuştu; evet, gerçekten de yalnızca uzaklıktı büyüyen.
Edebiyat
Vergilius kimdi?
Vergilius hep kendi tarlalarının sınırlarında gezinmiş, her zaman kendi hayatının sınırboylarında kalmıştı; huzur nedir bilmeyen bir insan; ölümden kaçarken ölümü arayan, eser vermek isterken eserden kaçan biri; bir âşık ama yine de hep kovalanmaya yargılı, gerek iç gerekse dış dünyanın tutkuları arasında yolunu kaybetmiş, kendi hayatına sadece konuk olabilmiş biri.
Edebiyat