"Pera'yla, etrafımızı sararak kaçan kalabalığın ortasında öylece kalakaldık bir süre daha. Gözleri içimi ısıtmaya başladığında dudaklarını dudaklarımın üstüne dokundurdu. Gözlerimizi aynı anda yumduk istemsizce. Bunca zamandır kokusunu aldığım tarçının artık tadı da vardı."