Iris

Iris
@irisviverra
İngiliz Dili ve Edebiyatı
6 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bir kaplanın sıçrayışları kadar ani, ara sıra vuran sarsıntılarla, karanlık sırtını kabartarak çıkıyor denizden hayat. Bağlı olduğumuz şey bu işte; vahşi atlara zincirli bedenler gibi bağlıyız buna. Boşlukları doldurup çatlakları gizlemek için birtakım yollar bulduk yine de.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Su birikintisinin yanına vardım. Öbür tarafa geçemedim. Yıkıldı kimliğim. Biz bir hiçiz, dedim ve düştüm. Bir tüy gibi savruldum, tünellerden aşağı sürüklendim. Ayağımı dikkatle karşıya geçirdim sonra. Bir tuğla duvara dayadım elimi. Acılar içinde geri döndüm; su birikintisinin gri, soluk boşluğundan tekrar geri çektim kendimi bedenime. İşte, sürdürmek zorunda olduğum hayat bu benim.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Alıntı
Varlığımın akışında bir engel var; derin bir akıntı ittiriyor, zorluyor onu; sarsılıyor; dürtülüyor; merkezindeki düğüm direniyor. Ah, acı, ıstırap bu!
Sayfa 48·Kitabı okudu
Alıntı
Yalnızken hiçliğe düşüyorum çoğu zaman. Dünyanın kıyısından hiçliğe düşmeyeyim diye, itmeliyim ayağımı gizlice. Kendimi bedenime geri çağırmak için, sert bir kapıya vurmalıyım başımı.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Alıntı
Ama bir hiçim burada ben. Yok bir yüzüm. Her biri kahverengi, yünlü elbiseler giymiş bu koca topluluk kimliğimi çaldı benden. Duygusuzuz hepimiz, kimsesiziz. Bir yüz arayacağım, dingin, görkemli bir yüz; bilgelikle donatacağım onu ve bir tılsım gibi taşıyacağım elbisemin altında, sonra da (söz veriyorum) birbirinden çeşitli, değerli hazinelerimi sergileyebileceğim bir dere bulacağım ormanda. Söz veriyorum kendime. İşte böylece ağlamayacağım.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam