Kendi kimliğimizi tanımlayamamanın, ya da ona sahip çıkamamanın sonucu olarak kendi "imge"lerimize de sahip değiliz. Erkekler, kadınları kendi kafalarındaki "kadınlık imgesi"ne hapsediyorlar ve bizler de -toplumdaki egemen "görme biçimi" bu olduğu için- kendimizi erkeğin bakışının prizmasından geçmiş olarak algılıyoruz.