Syf135
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder
Dante gibi ortasındayız ömrün
Delikanlılık çağımızdaki cevher
Yalvarmak yakarmak nafile bugün
Gözünün yaşına bakmadan gider
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar ?
Zamanla nasıl değişiyor insan?
Hangi resmime baksam ben değilim
Nerde o günler , o şevk , o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim ;
Yalandır kaygısız olduğum yalan
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız ;
Hatırası bile yabancı gelir
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir ;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız
Gökyüzünün başka rengi de varmış !
Geç farkettim taşın sert olduğunu
Su insanı boğar , Ateş yakarmış !
Her doğan günün bir dert olduğunu
İnsan bu yaşa gelince anlarmış
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar !
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar ?
Nerden çıktı bu cenaze , ölen kim?
Bu kaçınca bahçe gördüğüm tarumar?
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak
Kim bilir nerde, nasıl , kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak ,
Taht misali o musalla taşında.
Tarancı