Kara dutun lekesi çıkmazmış, ama dut ağacının yaprağını eline alıp ovuşturursan leke çıkarmış derler. Acı, insanın ruhuna işleyen kara dut lekesi gibiydi. Tek başına çıkmıyordu. İnsanın acısını ancak acının ne demek olduğunu bilen başka insanlar alıyordu.
Su gibi akıcı... Su gibi ferahlatıcı.. Su gibi taze...
Beyhan Hoca'nın kalemiyle ilk defa tanıştım ve beni alıp götürdü.. Gündelik hayatta hepimizin karşılaştığı sorunları o kadar yalın bir dille anlatıp, cevaplamış ki. Okurken aslında tanınan kişilerin bile sıradan dertlerinin, hatalarının, sevinçlerinin , üzüntülerinin, kırgınlıklarının olabileceğini gösteriyor.
Hem içimizden biri hem de bir yol gösterici
Altını çizmekten kalemler tükenebilir
Kaleminize sağlık hocam, başka bir kitabınızda buluşmak üzere Beyhan Budak
Veda satırları Beyhan Hoca'dan ;
"Sonra yavaş yavaş şunu anlamaya başladım; bu hayatta görünür olmayı seçen, bir şeyler yapan, ortaya bir şey çıkaran biriysen eleştirinin bir kısmı senin emeğine ait değil. Sadece senin var olduğun gerçeğine ait. "
Mantık çok önemlidir, gereklidir, hayatın temel zeminidir. Ama mantık bir araçtır ve aracın işi yön çizmek değil, çizilen yolda dengeli yürümektir. Yönü belirleyen şey sezgilerden gelmeli; sezgilerin gerçekten istediğin yolu bulmaya yardımcı olur, mantıksa yolu senin için yürünebilir hale getirir.