Denizi seviyorum. Deniz kıyısında sadece dalga seslerini dinleyerek uzun yürüyüşler yapmayı fazlasıyla seviyorum. Çoğu zaman evden kaçıp kaçıp bunu yaparım. Sonra gerçek dünyaya dönerim. Denizatı'nda yaşamanın güzelliği de budur zaten. Evin denize yürüme mesafesinde ve sadece 7 dakikadır. Gidersin, havanı alır, geri dönersin. Dalgalar çıplak ayaklarına vurduğu an, senin tedavin başlar. Bir uçta yer alan Karabiga seni çağırır. O kadar gidemezsin, çünkü deniz kabukları ayaklarının tabanlarını acıtır, yer yer kesik izleri bırakır. Çıplak ayak gidebileceğin maksimum bölge gölet alanıdır. Orada göl denizle birleşir bazen. Sen de sevdiğin adamın ruhuyla birleşirsin tam o manzarayı görünce. Sevdiğin seni düşünüyordur. Sen onu. Başka kimse yoktur kainatta. Huzurla dönüş yoluna geçersin. Gölü, kaplumbağaları, kurbağaları, balık avlamaya gelen martıları ardında bırakıp dalgalar eşliğinde, bacaklarına köpüklü sular çarpa çarpa evinin yolunu tutarsın. Zihnin yenilenmiştir, sen arınmışsındır, bedenin sakinleşmiştir.