Doğurganlık Tanrıçası olduğu için annelikle ve çocuklarla ilgili olaylarda geçer.
...
Doğacak çocukları belirler, iyilik yapar. Kadınları, çocukları korur.
...
Hamile kadın ve gebe hayvanları koruduğuna inanılır. Yeni doğan çocuğun gülümsemesi Umay'ın geldiğine işaret eder.
Türklerin bozkırlarda sürdürdükleri hayatlarındaki inanç sistemi üç ana başlık altında toplanabilir: Tabiat kuvvetlerine inanmak, ataların ruhlarına saygı göstermek ve gökteki soyut bir tanrının varlığını kabul etmek. Gökteki soyut tanrı (Tengri) kavramı bu üç madde içinde bir din olarak kabul edilebilir.
Eski Türk dini üzerine en değerli çalışmayı İbrahim Kafesoğlu yapmıştır. Türklerin inanç sistemini üç esasa ayırdıktan sonra, en eski dinlerini Gök Tanrı dini olarak belirlemiştir.
...
Bunun yanında Hunlar zamanından başlayarak İslamiyet'in kabulüne kadar Türklerin gökteki soyut bir tanrıya inandıkları konusunda bilgi ve belgeler vardır.
...
Dünyanın tanrı tarafından yaratıldığı, Türk kağanlarının onun sayesinde tahta çıkıp ülkeyi yönettikleri açıklanır. Tanrının onlara kut verdiğine inanılır. Senenin belirli zamanlarında ya da önemli olaylar öncesi ve sonrasında gökteki tanrıya dua edilir, kurbanlar sunulurdu.
Farsça Oğuz destanlarına göre Nuh Peygamber dünyayı oğulları Ham, Sam ve Yafes arasında bölüştürdükten sonra Türklerin soy kütüğü açıklanır. Buna göre Türklerin atası, üçüncü oğul Yafes'e bağlanır. Söz konusu rivayetlerde Yafes bazen Ebülce bazen de Bulca Han olarak anılmıştır.