İnançlarımızın kökeni tamamen aktarıma dayanır. İnançlarını ciddiye alan insanlar ise tüm inançlarını sürekli sorgulayıp üzerlerinde mütemadiyen çalışarak kendi bakış açılarını ve dünya görüşlerini inşa etmeye zaman ve enerji ayıranlardır. Geri kalanı, kaba bir taklitten öteye geçemez ve bu da dünyadaki sürtüşmelerin en büyük nedenleri arasında baş sıralarda yer alır.