...yolun kaldırımından çıkıp mezarlığın içine girdik ve taş yolda yürümeye başladık . Dökülmüş yapraklar ayaklarımızın altında çatırdıyordu sanki acımasızca vakti geldiğinde giden insanları hatırlatmak için vardı Sonbahar bize . Bir küfür gibiydi yaşadığım şu güne.
Kalbi atmayan bedeni mezarlık çeker derler , ben her gün morg kapısının önünden ayaklarım yere sağlam basarken geçiyorum ; bir gün oraya üzerimde beyaz bir örtüyle sedye üzerinde taşınacağımı biliyorum ama buz gibi bir kalple bile yaşanabiliyormuş hayat , yaşayabiliyormuş insan ; bu yaşımda bunca şeyin ardından anca fark edebiliyorum . Okul kitapları yazmıyor bunları .
Aldığın eğitim hazırlamıyor seni hayata , sen kendini hazırlıyorsun yaşadıklarınla . Her yaşanmışlık bir tecrübe tohumu ekiyor zihnine , şansın varsa sulayabildiğin . Benim bahçemi yaktılar . Toprağım küstü mahsül vermedi Annemin göğsünden emdiğim süt şuramda bir yerlerde , genzimde uyanıyorum her sabah , sabah olduğuna şaşıp kalıyorum ; dünyanın döndüğüne hayatın devam ettiğine hayret ediyorum.