On yedi , on sekiz yaşıma gelmiştim , delikanlılar sokaklarda dönüp bana bakmaya başlamışlardı , ben ise bu duruma sadece öfkeleniyordum . Çünkü senden başka birini hayal ederek âşık olmak , hatta sadece bir aşk oyunu içinde olmak bile , bana son derece uzak , son derece anlamsız ve yabancı şeylerdi , şeytana uyup böyle şeyler düşünmek bile benim için bir cinayet sayılırdı . Sana olan tutkum de ğişmeksizin hep aynı kaldı , sadece bedenimdeki değişimlerle birlikte o da değişmişti , daha da gelişen hislerimle birlikte daha da yanıp tutuşan , daha bedensel ve kadınsı olmuştu . Ve işte o ço cuk , senin kapının zilini çalan çocuğun o belirsiz ve acemi iradesiyle sezemeyeceği şey artık benim için vazgeçilmez bir arzuya dönüşmüştü : kendi mi sana armağan etmek , senin olmak .