Sanırım üzerimde en derin etkiyi bırakan kitaplardan biri Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu. Çok ince bir kitap olmasına ve normal şartlar altında en fazla bir gün içerisinde bitireceğim bir kitap olmasına rağmen 3 günde bitirdim. Bunun nedeni karakterin hikayesinin en iyiye, en gerçeğe yakın şekilde anlatılmasıydı. Bu da pek çok kez ara vermeme neden oldu ama ara verdiğim zamanlarda bile aklım hep kitapta kalıyordu, sonunu öğrenmek için yanıp tutuşuyordum resmen. Karaktere yapılan şeyler bana yapılmış gibiydi. Hatta bu kitabı anneme anlattım ve onunla bu konu üzerine tartıştık ve bir anda kendimi kitapta geçen yazarı savunurken buldum aynı ona aşık olan kadın gibi. Kesinlikle okunabilecek bir kitap.
Stefan Zweig anlam veremediğim bir şekilde olayları ve duyguları çok derinden işliyor. Kitabı okurken karakter karşımdaymış ve aslında bana anlatıyormuş gibi hissettim. Kitabın başlangıcı beni biraz sıkmış olsa da ilerleyen bölümleri gayet akıcıydı. Tek bir sıkıntı var ki o da erkeklere olan güvenimi kaybetmiş olmam. Ben yazarın Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabını da okumuştum ve oradaki son biraz isyan etmeme neden olmuştu ama bu kez içimi rahatlatan bir son oldu. Tek oturuşta bitirilebilecek bir kitap ve kesinlikle zaman kaybı değil.
Kitabı okumayı az önce bitirdim ve hâlâ etkisinden çıkamadım. Kitaptaki duygular o kadar güzel işlenmiş ki karakterlerin hissettiği şeyleri siz de hissediyorsunuz. Raif'in topluma ayak uyduramayışı ve bu sebeple hissettiği eksiklikler, Maria'nın dengesizlikleri ve insanlara karşı güvensizliği... Her parçasında kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz bir kitap. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Edebi değeri olmayan ve basit cümlelerden oluşan bir kitap. Aynı zamanda kurgusu yetersiz, olayların işleyişi saçma. Okunabilir fakat size hiçbir şey katmaz.
BalansChristie Silvers · Olympia Yayınları · 2016202 okunma