Önce BEN oldum sandım ama “kadid” oldum. Daha sonra “Zerre”. Yetmedi. “KATRE” oldum. Benden kurtulunca olurum sandım. Olduğumu sandım.
Şimdilerde sandıklarımı yazıyorum. 🄺🄰🅃🅁🄴
Şimdi uzak bir diyarda yakın geçmişin hayalini yaşıyorum. Üç gün önce bir uçak bileti alıp çıktım bu bilinmeze. Bir ay önce dünden kaçmanın ona koşmaktan daha çok yaşatabileceğini anladım. Bir yıl önce elimden kalemi atıp bir bıçak aldım, uzunca bir ekmek bıçağı. Bir buçuk yıl önce bir fırında çalışmaya başlamanın hayatımı bu kadar değiştireceğini bilemezdim. İlk cinayetimi çok daha önce, doğduğum gün annemi öldürerek işledim. Ama böylesi acınası, böylesi iğrenilesi hayatımda bir defa olsun güzel bir şey yaşadım. Sevdim. Şimdi uzak bir diyarda yakın geçmişin hayaliyle yaşıyorum. Bırakıp gitmek zorunda kaldığımın hayaliyle…
Böyle mi olmalı?
Milyonlarca insan derin bir sefalet içinde doğuyor, yaşıyor ve ölüyor. Böyle olması gerekiyor mu? Doğuştan zeki milyonlarca insan hayatları boyunca hayvanlar gibi cahil yaşamaya mahkum bırakılıyor. Sayısız küçük kardeşiniz kabalığa, acımasızlığa teslim ediliyor. Peki böyle mi olmalı?
Sayfa 84 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu