İrem KÖSE

İrem KÖSE
@ironimoka
Puan vermedi·144 syf.··
2026 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:54
Ebeveynlerimize Neden Borçlu Değiliz? ”, başlığı itibarıyla oldukça iddialı ve tartışmaya açık bir kitap. Barbara Bleisch , ebeveyn-çocuk ilişkisini alışılmış “fedakârlık”, “minnet” ve “borç” kavramlarının dışına çıkararak daha felsefi bir düzlemde ele alıyor. Kitabın temel yaklaşımı, çocukların dünyaya gelmeyi seçmedikleri için ebeveynlerine otomatik ve sınırsız bir borç yükümlülüğü altında olmadıkları fikrine dayanıyor. Açıkçası kitabın bakış açısını tamamen benimsediğimi söyleyemem. Özellikle aile bağlarının yalnızca yükümlülük, özgürlük ve bireysel tercih ekseninde değerlendirilmesi bana yer yer eksik ve fazla rasyonel geldi. Çünkü ebeveynlik ve evlat olmak, sadece hukuki ya da etik bir “borç” meselesi değil; aynı zamanda emek, sevgi, kırgınlık, sorumluluk, kültür ve duygusal bağlarla şekillenen çok katmanlı bir ilişki. Buna rağmen kitabı okumak benim için farklı bir perspektif görmek açısından değerliydi. Özellikle aile ilişkilerinde sorgulanmadan kabul edilen “çocuk anne babasına her koşulda borçludur” anlayışını tartışmaya açması önemli. Katılmadığım noktalar olsa da, okura düşünme alanı açan ve ebeveyn-çocuk ilişkisine daha eleştirel bakmayı sağlayan bir metin. Benim için bu kitap, “haklı bulduğum” bir metinden çok, “üzerine düşündüren” bir metin oldu. Aile, minnet ve sorumluluk kavramlarına farklı bir yerden bakmak isteyenler için okunabilir; ancak kitabın sunduğu yaklaşımın herkes için ikna edici olmayacağını düşünüyorum.
Ebeveynlerimize Neden Borçlu Değiliz?Barbara Bleisch · Beyaz Baykuş Yayınları · 202257 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·192 syf.··
2025 92. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 10:03
Bu kitap, insanın yaşadığı bazı kırgınlıkları, haksızlıkları ve içsel hesaplaşmaları anlamlandırma ihtiyacına dokunuyor. Adından da anlaşılacağı gibi, yapılan hiçbir şeyin tamamen kaybolmadığı; hayatın bir şekilde dengeyi kurduğu fikri üzerine ilerliyor. Bircan Yıldırım’ın dili daha çok duygusal ve farkındalık odaklı. Bu yüzden kitabı okurken bilimsel ya da çok teorik bir metin beklentisine girmemek gerekiyor. Daha çok insanın kendi yaşadıklarına dönüp bakmasını, bazı yükleri bırakmasını ve içsel olarak güçlenmesini amaçlayan bir anlatımı var. Benim için kitabın bazı bölümleri fazla kişisel gelişim tonundaydı; her cümlesine aynı ölçüde yakın hissetmedim. Ama yine de insanın içini rahatlatan, “bazı şeyler gerçekten yanına kalmaz” duygusunu besleyen tarafı var. Özellikle kırgınlık, affetme, iç huzur ve hayatın adaleti üzerine düşünmek isteyenler için okunabilir.
1000Kitap
Yarına Kalır Yanına KalmazBircan Yıldırım · Destek Yayınları · 202532 okunma
2/10
·104 syf.··
2025 94. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2025 20:00
Jean-Paul Sartre ’ın dili ve anlatımı herkesin kolayca içine girebileceği türden değil. Bir Yöneticinin Çocukluğu da bunu hissettiren, karakterin iç dünyasını ve toplumsal şekillenmesini daha rahatsız edici bir yerden anlatan bir metin. Kitapta çocukluk, masum ve romantik bir dönem olarak değil; kişinin kimliğinin, sınıfsal konumunun ve bakış açısının oluştuğu sorunlu bir alan olarak ele alınıyor. Okurken karaktere yakınlık duymaktan çok, onun nasıl bir düşünce yapısına sürüklendiğini izliyoruz. Bu yönüyle kitap, psikolojik ve toplumsal bir çözümleme gibi ilerliyor. Sartre’ın insanı rahatsız eden tarafı da burada: Karakterin dönüşümünü anlatırken sadece bireyi değil, onu mümkün kılan çevreyi de sorgulatıyor. Benim için yer yer ağır ve mesafeli bir okuma oldu. Çok akıcı bir hikâye beklentisiyle okunursa zorlayabilir. Ama insanın kimliğinin nasıl kurulduğu, ideolojik eğilimlerin nasıl beslendiği ve toplumun birey üzerindeki etkisi üzerine düşünmek isteyenler için güçlü bir metin.
1000Kitap
Bir Yöneticinin ÇocukluğuJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 2021353 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2025 93. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 19:08
Viktor E. Frankl ’ın düşüncesi, insanın hayata sadece “Ben ne istiyorum?” diye değil, “Hayat benden ne bekliyor?” diye de bakması gerektiğini söylüyor. Bence bu bakış açısı kitabın en güçlü tarafı. Çünkü anlam arayışını sadece mutluluk, başarı ya da kişisel tatmin üzerinden değil; sorumluluk, dayanıklılık ve insanın hayata verdiği cevap üzerinden ele alıyor. Kitap kısa ama etkisi uzun süren türden. Frankl’ın yaşadıkları düşünüldüğünde, anlattığı şeyler teorik bir iyimserlik gibi durmuyor. Tam tersine, acının, kaybın ve belirsizliğin içinden süzülmüş bir düşünce biçimi gibi hissettiriyor. Bu yüzden bazı cümleler çok sade olsa da insana ağır geliyor. Benim için kitabın en değerli yanı, anlamın her zaman büyük ve gösterişli bir yerde aranması gerekmediğini hatırlatmasıydı. Bazen insanın yapması gereken şey, içinde bulunduğu koşullara rağmen doğru cevabı vermeye çalışmak. Kısa ama oldukça düşündürücü bir okuma.
1000Kitap
Hayatın Anlamı Onun Bizden Ne Beklediğinde SaklıdırViktor E. Frankl · Destek Yayınları · 202599 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2025 95. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2025 06:50
Özsevgi , kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiye daha yakından bakmasını sağlayan, sade ve anlaşılır bir kitap. Özellikle kendini sürekli eleştiren, başkalarını memnun etmeye çalışırken kendi ihtiyaçlarını geri plana atan ya da kendine karşı daha şefkatli olmayı öğrenmek isteyen kişiler için iyi bir başlangıç olabilir. Kitabın en güçlü tarafı, özsevgi kavramını fazla soyut bırakmadan günlük hayatla ilişkilendirmesi. İnsanın kendini sevmesinin bencillik değil, daha sağlıklı ilişkiler kurabilmenin de bir şartı olduğunu hatırlatıyor. Bu açıdan bazı cümleleri çok basit görünse de, aslında insanın kolayca unuttuğu şeyleri yeniden önüne koyuyor. Benim için kitap, çok derin akademik bir metinden ziyade, kendini toparlamak ve bazı şeyleri yeniden düşünmek isteyenler için sakin bir rehber gibiydi. Bazı yerlerde kişisel gelişim tonu hissedilse de genel olarak yormayan, iyi niyetli ve farkındalık kazandıran bir okuma.
1000Kitap
ÖzsevgiNurdoğan Arkış · Final Kültür Sanat Yayınları · 202355 okunma