Mustafa Güldağı, “Kuşatma”, sayfa: 218 - 222 "Dünyada darbe olmayacak tek ülke ABD’ dir. Çünkü, orada Amerikan Büyükelçiliği yok!" Evo Morales / Bolivya Devlet Başkanı. Amerika'nın, Türkiye’deki Derin Uzantıları ve Kuklaları... "Haziran 1996'da Türkiye'de resmi ziyarette bulunan israil cumhurbaşkanı Ezer Weizman, Refah Partisi'nin hükümet olmaması gerektiğini söyler ve sözlerini şöyle sürdürür: "Demirel, yakın dostum. Bunu engellemek için elinden geleni yapacağına eminim. Ordu da sessiz kalmayacak." (Cumhuriyetin Tarihi, Celaleddin Vatandaş, Sayfa: 466) Eski CIA ajanı Philippe Agae, “Firar” adlı kitabında CIA’in çalışmaları hakkında şunları diyordu; “Askeri darbe konusunda CIA kadar uzman bir örgüt bulunamaz. CIA, istediği zaman bir ülkede büyük huzursuzluklar çıkarır ve bunu finanse eder. Bu da tüm silahlı kuvvetlerin darbe yapmak için arzuladığı ortamdır. Askerler her zaman ülkenin tam bir çıkmaz içinde olduğunu, problemi ancak kendilerinin çözebileceği bir atmosferin hazırlanmasını isterler. Bu da CIA’in görevidir. Gerekirse grevler yaptırarak hükümeti devirir. CIA’in her işçi sendikasında maaşlı adamları vardır. Gerektiği zaman bunları da kullanıp karışıklık çıkarır ve askeri darbenin gerçekleşmesine yardımcı olurlar. Askeri darbe yapan subaylar, generaller genellikle CIA adamıdır.” 1980 Darbesi olmadan önce Derin Devlet her yerde bombalı eylem, kahve tarama, faili meçhul cinayetler ile darbeye ortam hazırladı. Kenan Evren liderliğinde darbe yapılınca Amerika çok memnun oldu. 12 Eylül 1980 Darbesi olunca bu haber Amerika’da ilk Millî Güvenlik Konseyi Türkiye Masası sorumlusu Paul Henze’ye verilmişti: - Paul, seninkiler nihayet yaptı. - Kim benimkiler, neden bahsediyorsun? - Senin generaller Türkiye’de darbe yaptılar. - Öyle mi, çok memnun oldum. Paul
LARS VON TRİER-DOGVİLLE
Zaten kötü müyüz, yoksa şartlar bizi kötü mü yapar? . ⁉️ Öyle bir film ile geldim ki Marksizm, Feminizm, İnsan Hakları, Psikanaliz... Her açıdan okunmaya değer. Felsefi alt yapısı çok geniş. Ve başlıca sorgusu "kötülük problemi". . 🧩 Gangsterlerden kaçan Grace Amerika'nın ücra bir köşesindeki Dogville kasabasına gelir. Büyük Buhran döneminde geçmektedir. Kasabalılar başta onu sevgi ile karşılar, yardım eder. Sonra küçük iş bölümleri ile ona sorumluluklar verir. En sonunda ise şiddeti artan bir sömürüye varır durum. Sessiz, iyilik timsali Grace ise ses çıkaramaz, istismarın dozu artar. . 🔎 Lars Von Trier en sevdiğim yönetmenlerden biridir. Çünkü insanı en dip yönleri ile yani gerçekçi ele alır. Antihümanist, Antiamerikancı tutumuyla öne çıkan öyle provokatif bir filme imza atar ki bizi bolca sorgulatır. . ⛔️ İzleyiciye duyguyu iyi veren yönlerden biriyse tiyatro sahnesi şeklinde yapılan dekordur. Tebeşirle çizilmiş evler; kapı, duvar yokluğu; minimal eşyalar mekân aidiyetinden çok duygu özümsemesi sağlar. . ✏️ Dinsel sembollere yer verilir. Köpeğin adının Musa olması, Grace'nin sürekli Hz İsa'nın "diğer yanağını dön" prensibiyle hareket etmesi, 7 biblonun 7 günaha işaret etmesi... Ve en önemlisi merhameti, hoşgörüsü ile Grace'nin Hz İsa temsili olduğunu söyleyebiliriz. İşte en çok eleştirilen yönlerden birisi de budur. . 🪨 İzbe, dar görüşlü bu kasabada hakim olan bolca kasvettir. İyiden kötüye evrilen insanın öyküsü anlatılır. Ve sordurur "elinde imkan yokken iyi gözüken insan gerçekten iyi midir?" . 🌋 Kötülük sıradan insanların günlük kararlarıyla oluşur. Güçsüz ve edilgen olan zamanla zalimleşir. Medeni görünen bir toplumda aniden "insan insanın kurdudur" sözü işler. . 📃 Antiamerikacı fikir düzeyinde Grace işçi sınıfını, göçmenleri ve ezilen kadınları da
Reklam
Toplum mühendisliği ..!!!
Aptallık Toplum Mühendisliği Sonucu Oluşur diyen Bonhoeffer'in Aptallık Teorisini okutalım 🌿🌿🌿 31 Temmuz 1932'de seçimler yapıldı. Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi, yüzde 34 oy alarak, 608 üyeli Alman meclisinde, 230 milletvekiline sahip oldu. Adolf Hitler, 30 0cak 1933 tarihinde Şansölye olarak atandı. * Aradan bir yıl bile geçmedi. 12 Kasım 1933'de erken seçimler yapıldı. Yüzde doksan bir oy alan Hitler, 661 milletvekilinin tamamını aldı. * Artık Tek Adam; yani diktatör olmuştu. Bu yazımda Alman bilim insanlarını, Alman teknolojisini, Alman Üniversitelerini yazmayacağım. * Leibniz, Kant, Hegel, Marx, Nietzsche, Goethe gibi dünya düşün tarihinin en önemli Alman düşünürlerini sıralamayacağım. Almanya'nın o dönemde ulaştığı yüksek gelişmişlik seviyesini anlatmayacağım. * İlkokuldan başlamak üzere Alman eğitim sisteminin ne kadar mükemmel olduğundan bahsetmeyeceğim. Alman ailelerinin, daha bebeklikten başlayarak iyi eğittiği çocukları; eğitimli Alman toplumunu dile getirmeyeceğim. * Hitler işte böyle donanımlı, eğitimli bir halkı, iki yıla varmadan kölesi haline getirdi. Çadır maymununa döndürdü. Bilimin,sanatın,teknolojinin,kültürün merkezi kabul edilen Almanya'nın sahibi oldu.Nasıl oluyordu da cahil ve ruh hastası bir adam,böyle eğitimli bir halkı peşinden sürükleyebiliyordu? Bilim insanlarına,akademisyenlere, subaylara; her bakımdan yetişmiş insanlara hükmedebiliyordu?
HERKESİN OKUMASINI TAVSIYE EDİYORUM.
Aptallık Toplum Mühendisliği Sonucu Oluşur diyen Bonhoeffer'in Aptallık Teorisini okutalım 🌿🌿🌿 31 Temmuz 1932'de seçimler yapıldı. Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi, yüzde 34 oy alarak, 608 üyeli Alman meclisinde, 230 milletvekiline sahip oldu. Adolf Hitler, 30 0cak 1933 tarihinde Şansölye olarak atandı. * Aradan bir yıl bile geçmedi. 12 Kasım 1933'de erken seçimler yapıldı. Yüzde doksan bir oy alan Hitler, 661 milletvekilinin tamamını aldı. * Artık Tek Adam; yani diktatör olmuştu. Bu yazımda Alman bilim insanlarını, Alman teknolojisini, Alman Üniversitelerini yazmayacağım. * Leibniz, Kant, Hegel, Marx, Nietzsche, Goethe gibi dünya düşün tarihinin en önemli Alman düşünürlerini sıralamayacağım. Almanya'nın o dönemde ulaştığı yüksek gelişmişlik seviyesini anlatmayacağım. * İlkokuldan başlamak üzere Alman eğitim sisteminin ne kadar mükemmel olduğundan bahsetmeyeceğim. Alman ailelerinin, daha bebeklikten başlayarak iyi eğittiği çocukları; eğitimli Alman toplumunu dile getirmeyeceğim. * Hitler işte böyle donanımlı, eğitimli bir halkı, iki yıla varmadan kölesi haline getirdi. Çadır maymununa döndürdü. Bilimin,sanatın,teknolojinin,kültürün merkezi kabul edilen Almanya'nın sahibi oldu. Nasıl oluyordu da cahil ve ruh hastası bir adam,böyle eğitimli bir halkı peşinden sürükleyebiliyordu? Bilim insanlarına,akademisyenlere, subaylara; her bakımdan yetişmiş insanlara hükmedebiliyordu? Almanya tarihinin en karanlık döneminden geçiyordu... Masum insanların dükkanları taşlanıyor, kadınlar ve çocuklar sokak ortasında zalimce aşağılanıyordu. Gazeteciler dövülüyordu. Siyasi cinayetler işleniyordu. Hitleri eleştirenler tutuklanıyordu. Muhalif her çıkış cezalandırılıyordu. Yargı Hitler'in sopası olmuştu. * Berlin'de artık hakimler yoktu; Berlin'de artık hakim koltuğuna
kafka okur sayı 66
Gözünüzü kapattığınız her yanlış, zihninize bir denklem daha ekler ve eklenen denklemler problemi daha da karmaşık hale getirir. Gidemediğiniz tatil, havuz problemi yaratır; yitip giden yıllarınız yaş problemi. Ayın sonunu getiremediğiniz maaşınız da bitmeyen bir işçi problemidir. Belki çözülecektir belki çözülmeyecektir ama mutlak ki sabredilecektir. Sabredin zihninizdeki problemlere! İnanın aklınızdaki denklemlere! Tüm X'leri yalnız bırakın. Ya da siz yalnız kalın. KafkaOkur - Sayı 66 (Mayıs 2022)
Dergi
Diploma Enflasyonu
Herkesin üniversite okumamasi gerek zannımca. Bu eğitim sisteminin problemi. daha çok işçi lazım. Ama çalışacağı iş için yada kullanacağı makineler için eğitilmiş işçiler. Her şehre üniversite yapmak bizi daha eğitimli yapmadı. Gençlerin nasıl okuduklarını da biliyorum. vize haftası eve kapan, final haftası eve kapan ama öncesinde barlar dolu, kafeler dolu, oyun salonları dolu. üniversite okumak sadece 2 hafta ders çalışmak mı, 2 dönem 4 hafta. Eğitim sisteminin insanları becerilerine göre ve ihtiyaç olan sektörlere göre egitip işçileri ve sektörleri buluşturması gerekiyor. Sen herkese üniversite okutursan adamda haklı olarak iş beğenmez tabi. Birde üniversitelerin bütçeleri var, devletin ve ailelerin katlandığı kişi başı eğitim masrafı var. sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa!!! eğitim sistemimizi neresinden tutsak elimizde kalır
Reklam
Reklam