Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Genellikle para enteresan bir şeydir zaten. Çok kere cebimden bir lira alır, önüme koyarak onu saatlerce seyrederim. Hiçbir fevkaladeliği yok. Birtakım hünerli çizgiler, tıpkı mekteplerdeki resmi hatti vazifeleri gibi. Belki biraz daha ince ve karışık… Sonra bir resim. Birkaç satır kısa yazı ve bir iki imza… Üzerine biraz fazla eğilince insanın burnuna ağır bir yağ ve kir kokusu da vurur. Fakat ne muazzam şeydir bu kirli kağıt, azizim, bir düşün!
Hiçbir şey istemiyorum. Hiçbir şey bana cazip görünmüyor. Günden güne miskinleştiğimi hissediyorum ve bundan memnunum. Belki bir müddet sonra can sıkıntısı bile hissedemeyecek kadar büyük bir gevşekliğe düşeceğim.
Yine bayıla bayıla okunan kitaplardan sevmediğim bir tanesi ile daha birlikteyiz. Sabahattin Ali beğenmemek ne demek sen kimsin diyebilirsiniz haklısınız da. Ama sevmedim yani. Bende bu hissi uyandırdı ben edebiyatçı değilim eleştirmen falan değilim. Sadece kitabın bende uyandırdığı hissi anlatıyorum.
SPOİLER
.
.
.
Gerçekten gevşek Ömer de uyuşuk Macide de tüm kitap boyunca beni katladı katladı dolabın dibine attı yani. Ömerin her haltı yiyip yiyip içimdeki şeytan yaptırdı demesi. Macidenin her girdiği ortamda herkesten ve her şeyden kendini soyutlaması katlanılır gibi değil. Gerçi bu kadar uyuz etmesi kitabın da iyi olduğunu gösterir aslında. Ama kitabın akışında da sorun var bence. 340 sayfalık kitapta olayların hepsi 3-4 sayfayla bitiriliyor ve sonra o durağan anlatım, durağan betimleme, kahramanların asla katılmadığım abuk subuk iç hesaplaşmalarıyla devam ediyor. Ayrıca kitabın daha ilk Bedri’den bahsedildiği 5 sayfasında bütün kitabın konusunu birebir çözebiliyorsunuz. Ömer Macide’yi tavlayacak, evlenecekler sonra bir anda Bedri ortaya çıkacak ama Ömer mal zaten Macide en son kesin Bedriyle olacak diyorsunuz. Okumayı çok etkilemiyor bu durum tamam da ne olacak da Bedri olacak dedirtiyor ama yine de işte. Bitirene kadar canım çıktı gerçekten. Ben Sabahattin Ali ile niye barışamadığımı bilmiyorum bende bir sorun olduğuna eminim yetmiyor benim edebi kişiliğim bence Sabahattin Ali’ye. Her neyse. Dili bu kadar basit olduğu halde beni bu kadar yoran bir kitap daha olmamıştı. Bitti çok şükür bitti.
Son olarak yayınevi ile ilgili bir şey söyleyeceğim. Ben filozof yayıncılıktan okudum. Tekelleşmeyi desteklemediğim için genelde sık sık farklı yayınevleri tercih etmeye çalışırım. Ama ilk defa pişman oldum. Kitapta kelime yazımlarında yazım hataları var. Ve okumayı da