İshakaya

İshakaya
... Durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz. (Medeni Kanun m.3) ... instagram.com/ishakky_
Şeytanın aksiyon hakkında söyledikleri bana biraz mübhem görünmekle beraber, hayli cazip geldi. Eskidenberi zihnim de çözülemiyen en büyük düğümlerden birine, hürriyet meselesine temas ediyordu- Onu cennetten tardedildiği vakittenberi bu metafizik meselelere kimse sürüklememiş olmalıydı —■ İnsan bu aksiyonda hür müdür? —■ Ne demek istiyorsunuz? — Yani insan aksiyonu esnasında ondan evvelki sebeplerden müstakil olarak dilediği yolu seçmek iktidarında mıdır? — Hayır! Bu şekilde hürriyetin mânasını anlamam- Ne ben Ademi iğva ederken, ne Allah beni cennetten tardederken, ne insan günahının cezasını çekerken - bu sizin anladığınız manada - hür değillerdir. Ancak aksiyon mütemadi bir terkip, ve her terkip bir yaratıştır. Ve zamanın seyrinde aksiyon bir yaratış olmak bakımından - isterseniz - hürdür diyebiliriz.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
— Eflâtun ahlâkı ilme bağlıyordu. Kant ilmi ahlâka bağlamak istedi. Sizin şu yeni Amerikan filozoflarınız ilmi doğrudan doğruya Aksiyondan çıkarmak istiyorlar. İki bin senedir; görüyorum, insanlar bu çıkmazın içinde dolaşıp duruyorlar: Nazariye mi ameliyeden çıkar, ameliye mi nazariyeden? Halbuki, bence, meseleyi bu şekilde koymak yanlıştır- Nazariye ve ameliye, isterseniz ilim ve ahlâk yine biribirinden müstakil kalırlar. Ancak ameliye, düsturlarının bütün unsurlarını nazariyeden çıkardığı gibi, nazariye de daima ameliye sayesinde yürür ve kontrol edilir.
Demek ki mühim olan düşünce değil, düşünendir. Düşünen kimdir? Bizim gibi etten kemikten yapılmış insan.. Onu hangi şartlar yetiştirmiş, hangi kalıplarda dökülmüşse ona göre kabiliyetli oluyor. O zaman ayni düşünce bu kuklalarımızdan birinde parlıyor, birinde yanıp sönüyor. Birinde mütemadiyen renk değiştiriyor. O zaman bizim için mühim olan düşünen insanı bütün bir varlık olarak tetkik etmektir.
Sizin gibi düşünen, veya böyle söyliyen insanların arasında sizi yarı yolda bırakacaklar, sözünden dönecekler, bir pula satacaklar yok mudur? — Eğer düşüncelerinde samimi iseler?.. — Görüyormusunuz! Demek ki mühim olan düşünmek değil, düşüncede samimî olmaktır.
Bütün bunları konuşmak için evvelâ karakter üzerinde durmalıyız. Diyelim ki, güzel fikirleriniz var, fakat onları tatbik edecek kimdir? Öyle veya böyle.. Mesele orada, değil, yapacak adam kimdir, ona bakın! Şarap veya su getirmek istiyorsunuz, ama destiniz delikse! Şu halde mesele ne şarapta, ne de suda. Her şeyden evvel destidedir.