İshakaya

İshakaya
... Durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz. (Medeni Kanun m.3) ... instagram.com/ishakky_
Bütün bunları konuşmak için evvelâ karakter üzerinde durmalıyız. Diyelim ki, güzel fikirleriniz var, fakat onları tatbik edecek kimdir? Öyle veya böyle.. Mesele orada, değil, yapacak adam kimdir, ona bakın! Şarap veya su getirmek istiyorsunuz, ama destiniz delikse! Şu halde mesele ne şarapta, ne de suda. Her şeyden evvel destidedir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
«Fazilet! Meğer, ne boş bir sözden ibaretmişsin» diyen Caton ne kadar haklıymış. Yer yüzüne kötülüğü, hastalığı ve cinneti indiren ben Şeytan, bunu size öğretiyorum. Bu sahte kahramanların yüzlerinden maskeleri indirmek vazifesi bana düşüyor: Onların iç yüzünü hepinizden iyi ben bilirim.
Alnıma sürdükleri lekeyi kendi alınlarındaki başlıkla gizlediler. Cinayetin en korkuncunu işlerken kendilerine melek süsü verdiler. Ya ben biçare Şeytana iftiraların en feciini ettiler. Beni sahtekârlıkla itham ettiler (Sesi gittikçe yükseliyordu. Heyecandan şakaklarında terler birikmişti. Bitkin bir halde koltuğa çöktü. Sonra yavaş yavaş yine sözüne devam etti:) Evet, insanlara fenalık etmiş olabilirim. Şehvetin olduğu kadar aczin, servet kadar sefaletin, güzellik kadar çirkinliğin, ilim kadar cehlin de babası benim. Kâşanelerinde zevk süren zenginler namıma neşideler okurken, mezbelelerde sürünen sefiller bana lanet yağdırır. Fakat riyakâr, asla!.. Bu unvanı Nebilere ve rahiplere bağışlıyorum. Allahın ve insanların lânet için verdikleri ünvanlar bana kâfidir.
Alnıma Şeytan damgasını vurarak beni şehirlerin kapısında taşlattıktan sonra kendileri neler yapmadılar!
Davut, çeşme başında su dolduran kadına haris olduğu için kocasını harbe yolladı ve cebhede vurdurdu. Süleymanın cariyeleri yıldızlar kadar sayısızdı. Alnıma Şeytan damgasını vurarak beni şehirlerin kapısında taşlattıktan sonra kendileri neler yapmadılar! Muhammet çadır kapısından iştiha ile baktığı kadını kocasından gasb için gökten âyet indirdi. Ve Taiften, alnından kanlar akarak döndüğü ve zayıf günlerinde «sizin dininiz sizin, benimki benim» dediği halde, eline kuvvet geçer geçmez yahudileri kılıçtan geçirtmek için Allaha söz söyletti. «Bir yanağına tokat vururlarsa ötekini çevir!» diyen Isa, eline biraz kuvvet geçer geçmez mabedin kapısında esnafın tezgâhlarını devirdi, çocuk denecek bir yaşta Roma kanunlarile çarmıha gerilmeseydi kimbilir daha neler yapacaktı! Ve papaslar, bu Allah koyunlarının çobanları, hakikî çoban olmak için neler yapmadılar!