II. Mahmud, Bektaşiliğe ve Vehhabiliğe karşı verdiği mücadelede, 1820’lerde başkent de dâhil olmak üzere İmparatorluğun çeşitli bölgelerinde güçlenmekte olan Nakşibendiliğin Hâlidiyye kolunu müttefik olarak buldu. II. Mahmud’un yakın çevresinde Hüsrev ve Pertev Paşalar gibi bu tarikata mensup önde gelen isimler yer alıyordu. Yeniçeri ocağının ilgasının ardından kapatılan Bektaşi tekkeleri Nakşibendi tarikatına teslim edilirken, Bağdat ve Şam uleması da Vehhabiliğe karşı mücadelelerinde Hâlidiyye tarikatı etrafında birleşmiş, yine Kürt bölgesinde Arap aşiretlerinin artan baskısı Hâlidi şeyhlerinin gücünün artmasıyla sonuçlanmıştı. II. Mahmud döneminin kriz karşıtı siyaseti, hem Osmanlı sufiliğinin kurumsallaşması ve ortodokslaşması hem de toplum üzerindeki dini, ahlaki ve toplumsal gözetim ve denetimin artması yönünde önemli bir itki sağlamıştı.