Kur’an insanın yaratılışında iki özden söz eder: “Çamur ve “Allah’ın Ruhu.” Çamur, insana şekil veren maddenin, Allah’ın ruhu ise onun her türlü düşünme, duyma, akletme, karşılaştırma, görme vs. gibi duyusal güçlerinin sembolüdür denilebilir. Eğer insanda Allah’ın Ruhu yerine yalnızca çamur olsaydı, o şimdiki durumunda olmazdı. İnsana yeryüzünde düşen görev, en güzel biçimde olan yaratılışını bozmamak ve Allah’ın Ruhunu karartmamak için çalışmaktır. Bu Allah’ın Ruhunu, yani insandaki manevi güçleri örten davranış ve sözlere (amellere) Kur’an “rics” adını verir; yani, kirli ve kirleten şeyler. İnsan, ruhunu bu tür kirliliklerden “tathir” etmez, “tezkiye” etmezse (arıtıp, temizlemezse) onun tüm duyuları ve Allah’ın ruhundan gelen güçleri ölür ve işte o zaman insanlığını yitirir, yaşayan bir ölü haline gelir ve hayvanlardan daha aşağı dereceye düşer. “Rics”lere bulaşmadığı, sürekli “tathir” ve “tezkiye” halinde olduğu zaman ise insanlığının en yüksek noktasına, yalnızca ruhtan yaratılmış varlıklardan daha üst düzeylere çıkar.