Işılay

Işılay
@isil_ay
☾ “Aynı göğe dokunmak güzel.”
Ölüm bir hadiste de belirtildiği üzere, “uyuyan insanların uyanmasıdır.” Şu halde, belli bir noktada, başlayan insan hayatı ölümle kesilmemekte ve yeni bir aşamaya varmaktadır. Aynen bunun gibi, evren de Kıyamet, yani niteliğini tam bilemediğimiz bir “kalkış” olayı yaşayacak, bundan sonra tüm insanların yeniden dirilmesiyle (ba’sü ba’de’lmevt) varlıklar en yüksek varlık alanına, emir ve hakimiyetin kesinlikle Allah’a ait olduğu alana geçeceklerdir. Artık, sonsuz hayatın başlangıcıdır bu dönem. İşte bu sonsuz hayat da Ahiret hayatıdır.
Sayfa 16
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsan öldüğü zaman aslında hayat sona ermemektedir. Ölümle insandan giden ve toprak olan yalnızca bedenidir. Fakat, ona gerçek kişiliğini veren ruhu yaşamakta ve kendisini örten maddî giysi içinde göremediklerini görme gücüne erişmektedir: “Andolsun, bundan gafildin; şimdi senden örtünü kaldırdık, bugün artık görüşün keskindir.” (Kaf: 22)
Sayfa 15
Kur’an insanın yaratılışında iki özden söz eder: “Çamur ve “Allah’ın Ruhu.” Çamur, insana şekil veren maddenin, Allah’ın ruhu ise onun her türlü düşünme, duyma, akletme, karşılaştırma, görme vs. gibi duyusal güçlerinin sembolüdür denilebilir. Eğer insanda Allah’ın Ruhu yerine yalnızca çamur olsaydı, o şimdiki durumunda olmazdı. İnsana yeryüzünde düşen görev, en güzel biçimde olan yaratılışını bozmamak ve Allah’ın Ruhunu karartmamak için çalışmaktır. Bu Allah’ın Ruhunu, yani insandaki manevi güçleri örten davranış ve sözlere (amellere) Kur’an “rics” adını verir; yani, kirli ve kirleten şeyler. İnsan, ruhunu bu tür kirliliklerden “tathir” etmez, “tezkiye” etmezse (arıtıp, temizlemezse) onun tüm duyuları ve Allah’ın ruhundan gelen güçleri ölür ve işte o zaman insanlığını yitirir, yaşayan bir ölü haline gelir ve hayvanlardan daha aşağı dereceye düşer. “Rics”lere bulaşmadığı, sürekli “tathir” ve “tezkiye” halinde olduğu zaman ise insanlığının en yüksek noktasına, yalnızca ruhtan yaratılmış varlıklardan daha üst düzeylere çıkar.
Sayfa 14
Ölüm bir yok oluş, Kıyamet bir sona eriş değil, bir ayağa kalkış, sonsuza uzanan yolda bir hal değiştiriştir. Belli bir haldeki varlık alemi Allah’ın koyduğu bir “saat” le başka bir hale dönüşecek ve ardından, bu geçiş yolundaki kapasitemizin kavrayamadığı biçimde sonsuz yaşamına başlayacaktır.
Sayfa 12
İslâm’ın oturduğu temel inanç taşı olan Tevhid’in de önce zihinlerde bir iman halinde şekillenmesi, daha doğrusu zihinleri şekillendirmesi gerektiği ortadadır. Kur’an’da okuyoruz ki, tüm rasûller gönderildikler kavimlere hemen ilk olarak şunu ilân etmişlerdir. “Ey kavmim, Allah’a ibadet edin, sizin için O’ndan başka ilâh yoktur.” Rasûllerin hepsi mücadelelerini bu temel çizgi üzerinde sürdürmüşler ve Cahiliyet’in şekillendirdiği zihinleri temizleyip, bu Tevhidî esasa insanları inanmaya çağırmışlardır.
Sayfa 8