Yolda olmak, aramaktır. Bulmayı ve bulunmayı istemektir. Yolun hâllerini, nimet ve külfetlerini, sürprizlerini, tuzaklarını, ikramlarını bilerek aramaktır.
Feridüddin Attar susmanın faydalarını anlatırken “Akıllıların âdeti susmak, cahillerin âdeti unutmaktır.” der. Susmak, sahip olduğunuz bilginin kıymetini bilmek ve hakkını vermektir. Cahillerin unutması ise, asıl meseleyi, yani neden bu dünyada bulunduğumuzu unutmalarıdır. Çok konuşmak, fikrin derinliğinden değil, cehaletin gevezeliğindendir. Bu yüzden Attar “çok konuşanların göğüsleri içinde kalpleri hastadır” der ve ekler: “Çok konuşmak kalbi beden içinde öldürür; o sözler istersen Aden incisi olsun.”
Cüneyd-i Bağdâdî, “Düşüncenin ulaşabildiği son nokta hayrettir.” der. Hayret kapısını çalan bir zihin, yeni vadilere adım atmaya hazır hâle gelmiş demektir.