Claire Kilroy’un Asker ile Denizci kitabını az önce bitirdim. Bir yere kadar kadın kahramanın anneliğe dair yaşadığı içsel karmaşaya ve yalnızlığa öyle yakından tanık oldum ki, kelimeleri içselleştirmek hem kolaydı hem de oldukça yorucuydu. Kitap ilerledikçe bu yorgunluk, bir tür duygusal ağırlığa dönüştü. Çünkü bir annenin kendini, bedenini, kimliğini ve hayallerini nasıl geri plana ittiğini, zaman zaman nasıl yittiğini çok iyi biliyordum.
Ama finali…
Beni öyle yerden aldı ki, bütün o iç sıkışması birden yerini hayranlığa bıraktı. Yazarın bitirişiyle, sadece kahramanı değil, beni de ayağa kaldırdı. Uzun zamandır bir kitabın son sayfasını böyle derin bir iç geçirişle kapatmamıştım. İç burkan ama aynı zamanda umutla dolu, çok sahici bir anlatı.