"Sesimi Duyan Var Mı?" Bu cümleyi duyan herkesin Asrın Felaketini hatırladıgına eminim... Çok kayıplar verdik. Nice hayatlar yarım kaldı. Söyleyecek söz bile bulamadık. Allah bir daha yaşatmasın inşallah. Neden bu konuya girdiğimi merak ediyorsanız eğer sebebi son okuduğum kitap. Kimsesizler Coğrafyası. Her bir sayfasını zihnime işleyerek okudum gerçekten. Ne hayatlar var bir bilseniz.
Kitabımızın anlatıcısı asrın felaketi olayında Iskenderun'da yaşayan kuzenine ulaşmak için yola çıkar. Ancak deprem kuzeninin oldugu binada yıkılmıştır. Bir umut gelecek yardımı beklerken aynı binadan eşini ve çocugunu bekleyen Irak'lı Ali'yi fark eder. Bir süre sonra sessiz bekleyiş ikili arasında derin bir dertlesmeye dönüşür. Ali'nin Irak'tan Iskenderun'a uzanan hayat hikayesini okuyoruz. Tabii bu arada binadan çıkan cansız bedenler arasında sevdiklerini beklerlerken umutları azalır. Kuzenine de ulaşılır fakat gec kalınmıştır. Ali'nin umutlari giderek azalır. Anlatıcımız kuzenini ailesine teslim eder ama Ali'yi bırakmak istemez, çünkü onun hikayesi onu derinden etkilemiştir. Ali'nin hikayesi gerçekten çok üzücüydü.Savaş, kaçıs, mülteci kampları, şiddet, yoksulluk neler neler yaşamış. Bütün ailesini de çocuk yaşta kaybetmis. Şimdi de kendi kurduğu tek ailesinin o binanın enkazından çıkarılmasını bekliyor. Sonunu da kitaptan ögrenmenizi isterim...
Kesinlikle okumanızı tavsiye edecegim bir kitap. Yazarımızın kalemine sağlık.