“Ama aralarında belirli bir mesafe bırakarak da insanlar birbirine yakın olabilirler, öyle değil mi?” diye soruyor Mari.
“Elbette” diyor Takahaşi. “Elbette bu da mümkündür. Ancak bir insan için normal olan mesafenin bir diğeri için fazla uzak kaldığı durumlar da vardır.”
Gerçekte iki dünyayı birbirinden ayıran duvar diye bir şey yoktu. Eğer varsa da, derme çatma, kartonpiyerden bir duvardı bu. Şöyle bir yaslansam diğer tarafa devrilecekti belki de. Ya da diğer taraf içimize gizlice sızmıştı da biz fark etmemiştik.