Edebi sohbetlerin yapıldığı bir programda şöyle bir soru sorulmuştu; Bir kitap yazsanız ilk cümleniz ne olurdu? Bunun öylesine sorulmuş bir soru olduğunu sanıyordum. Sonradan anladım ki bir kitabın ilk cümlesi tüm kitabı içine sığdıran koca bir dünya imiş. İlk cümleye başladıktan sonra söz kendi mecrasında akıp gider ve sonrasında yazarın dahi müdahale edemeyeceği bir yola girer.
“Önce söz vardı”diye başlayan bir kitap, bizi çok arkaik bir zamana götürür. Söz her şeyden önce gelir. Söz kaybolmayan bir tarih, dilden dile dolaşan bir aşk hikayesi, bir destan ve en nihayetinde bir bilincin nesilden nesile aktarılmasını sağlar. Önce söz vardı diye başlayan bir kitaba bu yüzden her sözü sığdırmakta mümkün oluyordu.