İslam ahlakı (128 - 135 sayfa)Paylaştığım bu sayfalar, modern psikolojinin "karakter" dediği meseleye çok daha derin, köklü ve manevi bir pencereden bakıyor. Kitaptan aldığım en vurucu notları şöyle özetleyebilirim:
Karakter Kader Değildir: Kitap, "can çıkar huy çıkmaz" diyenlerin yanıldığını; ahlakın emekle inşa edilen bir yapı olduğunu savunuyor. Bunun için iki anahtar kavram sunuyor:
Riyâzet: Nefsin zararlı arzularına "hayır" diyebilme iradesi.
Mücâhede: Nefsin üşendiği hayırlı işleri inatla yapma gayreti.
Ruh Bir "Cevher"dir: Madde gibi parçalanmaz, bölünmez ve yok olmaz. Beden sadece geçici bir elbisedir. Ölüm bir bitiş değil; ruhun bu elbiseyi çıkarıp asıl, mücerred (maddi olmayan) âleme geçişidir.
İçimizdeki Üç Güç: İnsan; bitkisel büyüme, hayvânî arzular ve insanî aklın birleşimidir. Eğer akıl (insanî ruh), hayvânî istekleri bir süvari gibi yönetemezse, insan kendi doğasına yenik düşer.
Bilim ve Din: En dikkat çekici not ise şu: Fen bilimlerindeki her ilerleme, aslında dinin hakikatlerini parlatır. Madde enerjiye dönüşse de yok olmaz; ruh da aynı şekilde bakidir.
Kısacası: Kendini tanımayan, kendini yönetemez. Bu sayfalar bize önce "kim olduğumuzu", sonra "nasıl bir insan olmamız gerektiğini" anlatıyor.
"Kötülüğü öğrendim, kötü olmak için değil; kötülüğü bilmeyen, düşer içine, iyi bil!" — İmâm-ı Şâfiî