İsmail Karadağ

İsmail Karadağ
@ismailkaradag
İngiliz Dili ve Edebiyatı
Çok uzun zaman sonra, yazdığım bir şiiri paylaşmaya cüret edebildim. Şiirimin geldiği yer depresyon. Kendine hareket edemediğin için kızdığın yer, vaktiyle senin olmuş mutlu anlara ümitsizce tutunmanın ve o duygunun nasıl hissettirdiğini hatırlamaya çalışmanın çabası. Şiirimi profilimde sabitledim. :)
Reklam
Odada
Ve deniz alabildiğine büyük Deniz fenerinin arkasına girdim Babam beni bulamaz Kayalardan seke seke iniyoruz Oraya ilk ben varacağım Kardeşimden daha hızlı koşuyorum Barlar Sokağı’nda sabaha kadar dans etmiştik Takside, başım sevgilimin omzunda. Sokaklarda dolanıp durduk Açık bir yer bulmak için. Kutuda sinema biletleri Birilerinden kalma bir bileklik Bir not: iyi ki doğdun. Bir fotoğraf: deniz feneri arkamızda Ve kol düğmeleri. Ve çekmeceler açılmamalı. Çocuklar büyüdü, babalar koşamaz oldu Dostluklar pas tuttu Sevgililer davetiye gönderdi, yeni sevgilileriyle Kimse bu odada değil, eminim Kendimden değilim Duvarlar nefes alıyor Ben almıyorum
Şiir
Yavaşça, acele et.
Onu düşündükçe Puzzle'a son parçayı koyuyorum Asla tamamlanmıyor resim. Onu düşündükçe Gözyaşı kirpiğimden sarkıyor Asla düşmüyor. Onu düşündükçe Sesini duyuyorum. Görüntüsü bir canlı, bir canlı ki Nasıl ikna olayım burda olmadığına? Asla burda değil. İsmail Karadağ
Şiir
Soğuk Zorlarsam kapıyı, itebilirim karı Uyuyor şöminem ve soruyorlar neden  "Dizi dizi odunlar, neden üşüyorlar?" Sanırım ısınmak gelmiyor içimden Lise arkadaşım Ali, arka sırayı tercih ederdi Bildiğini susardı hep, sorardık neden "Potansiyelin büyük, neden harcıyorsun? " Sanırım kullanmak gelmiyordu içinden  Yapabileceğimi söylüyorlar, ya yapamazsam?  Yapabileceğini söylüyoruz, ya yapamazsa? 
Şiir
Reklam