Bira, daha sonra ispirtolu içki, 19. yüzyıla dek Avrupa ordularının vazgeçilmez gıda maddesidir. Wallenstein'in 1632 tarihli talimatnamesine göre, bir askerin günlük tayını bir kilo ekmek, yarım kilo et ve iki litre biradır.
Kahve, çay ve çikolata yalnızca egzotik içecek olduğu için değil, gösteriş yapmaya vesile olduğu için de 17. ve 18. yüzyıllarda saraylıların ilgisini çeker. Aristokratların gözünde, zarif hareketlerle yapılan kahve servisi ve hizmet eden zenci oğlan bu keyif verici maddenin kendisinden daha önemlidir.
Avrupa, Arap kültürüne yalnızca muhasebeyi, dolayısıyla modern kapitalist örgütlenme biçimlerini mümkün kılan sayı sistemini değil, 15. ve 16. yüzyıllarda o büyük coğrafi keşiflerin yapılmasını sağlayan astronomi ve denizcilik bilgilerini de borçludur.
Ortaçağ insanının gözünde baharat efsanevi bir dünyanın elçisidir. Karabiberin cennetin yakınlarında bir ovada yetiştiği düşünülür. Zencefil ve tarçın Mısırlı balıkçılar tarafından ağlarla Nil Nehri'nden çıkarılır, Nil Nehri bu iki baharatı doğrudan cennetten alıp getirir.