Dünyaya ilişkin endişelerimizle düşüncemizle bir bütün teşkil eden insanlar olarak biz Müslümanlar, hayatımızın başlangıcıyla sonunu birbirine çok yakın kılmaya yönelmişizdir. Hayat şehadetle başlar ve ömrümüzün yine şehadetle sona ermesini gözetiriz. Bu bitişin en şereflisi şehadetle olsun diye umarız. Dünyaya şahit olmak için uğradıksa, bu özelliğimizi kaybetmeden dünyayı terk edelim isteriz. Biz dünyayı bırakırken dünya hâlâ olduğu gibidir, düşüncelerimiz dünyayı değiştirmemiştir. Ve esasen değişen, hiç yerinde durmayan dünya "bizim" değildir.
Ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum
bahar da sürgülenir içime katranlar da
hem koşarak yarattığım sevgiler vardır
hem körlenmiş sevgilerin acısıyla koştururum.