Yalnız müslümanlar değil, kâfirler de korku ve ümit arasındadır. Mesele korkunun ve ümidin kaynağının nerede bulunduğudur. Kâfirler mafevkten korkar ve mafevkten ihsan ümit ederler. Müslümanların içindeki Allah korkusu insanoğlunun kaderine duyduğu ilgiyle irtibatlıdır. Müslümanların Allah'tan ümit kesmeyişleri dünya sisteminin işine yaramadıkları halde, bu sistemin işe yaramaz addettiği unsurlar sayılmaları yüzünden üstünlüklerinin hiçbir zaman ellerinden alınamayacağı sebebiyledir.
Bir ırmak kıyısında aptes alsanız bile suyu israf etmeyin buyuruyor Resulü Ekrem. Modernlik hatırına kendimizi israf edip etmediğimizi kendimize sormak lâzım.
İsmet Özel