Antropozofik görüşe göre hastalık her ne pahasına olursa olsun ortadan kaldırılması gereken bir şeytan değildir. Eğer yapıcı şekilde çalışılırsa, yaşamda yeni olanaklara bir geçit olabilir. Kendimizi zihnen ve fiziksel olarak nasıl istismar ettiğimizi görebilir, yaşam şeklimizi değiştirmek isteyebiliriz.
Kendilerinden hoşlanmayan, nefret eden kimseler, başkalarından da hoşlanmaz ve nefret ederler; bir başka kimseyi sevebilmek, onu olduğu gibi kabul etmeye bağlıdır.
Otoriter bir aile eğitimi ile büyüyen ve çocuksu cinsel fantezilerini her dışa vuruşunda şiddetle cezalandırılan çocuk, yetişkinlik yaşamında, sadistçe fanteziler geliştirmeye başlamakta, bu tür fantezilerinin elinde oyuncak olunca da suçluluk ve aşağılık duyguları giderek artmaktadır. Bu öylesine bir kısır döngüdür ki, içinden çıkmanın olanağı yoktur.