Anthony Storr’un, cinsel kökenli aşağılık ve suçluluk psikolojisinden, fetişizme, eşcinsellikten, teşhircilik ve oğlancılığa kadar cinsel sapmaları incelediği eseri.
Kitabın dili oldukça akıcı ve anlaşılır. Horr, ne demek istiyorsa, lafı dolandırmadan oldukça basit bir şekilde ortaya seriyor. Bu konularla ilgili temel bilgilere sahip olunmasa bile, rahatlıkla okunabilecek bir ilk kitap niteliği taşıyor. Horr, Freud’un çalışmalarına yer yer değinmiş, ama hak vermekten ziyade “Freud bu konuda şu çıkarımları yapmış, ama diğer ruhbilimciler katılmıyor” diyerek, diğer ruhbilimcilerin görüşlerini paylaşıyor. Genellikle alıntı yaptığı kişi, cinsel sapmalar tarihine sadece psikoloji alanında değil, kişisel olarak da adını kazıyan Alfred Kinsey. Zaten cinsel sapmalarla ilgili bir kitapta ‘Kinsey’ isminin geçmemesi pek mümkün değildi.
Öncelikle kitabın artılarından başlarsak, çocuk ve aile psikolojisi ve bu psikolojinin cinsel yaşamı nasıl etkilediği konusundaki çıkarımlarını oldukça etkileyici buldum. Birçok sapmanın sebebinin, genellikle çocukluk döneminden geldiği iddia edildiği için, bu konu kitapta önemli bir yer tutuyor. Sadece bunun için bile okunabilecek bir kitap. Sapmalar konusundaki çıkarımlarına gelirsek psikiyatri alanında uzmanlaşmış çoğu kişi gibi muhteşem bağlantılar kurup, birçok farklı yol çiziyor Horr. Ama çizdiği yolların sonunu, her sapmada doğru bulmadım.
Öncelikle bütün sapmaların, sadece erkeklerde görüldüğü gibi genel bir kanı var kitaptaki görüşlerde. Cinsel sapmalar yaşama konusunda erkeklerin, kadınlara oranla ezici bir üstünlüğü olduğu tartışılmaz bir gerçek. Ama fetişizm sapmasında dâhi bunun erkeklere has bir sapma olduğu, birkaç örnek dışında kadınların bu sapmayı yaşamadığı söyleniyor. Belki o zamanlar örnekler çok değildi ya da televizyonun