Bir de Hıristiyan ticaretgahlarında büyük bir hiss-i milli, teavün hüküm sürer. Müşteriler milletler işlerini pek sıkı tutar. Birbirlerine pek çok yardım eder.
Bizim İslamlar isteseydi her şehirde kaç tane böyle müessese yaşatabilirlerdi? Nerede o terbiye, o ahlak, o muhabbet-i milliyye ve vataniyye? Amalimiz, endişemiz hep şahsidir. Kendi şahsi istirahatımız, meskenetimiz, hasetimiz her hususta esastır.
Bunun gibi yüzlerce tacirlerimiz vardır. Onlar bazı muvaffakiyetli günlerin serabına aldanarak işlerinin her vakit böyle revnaklı geçeceğine kail olurlar. Masarifi varidata tekabüle ettiremezler, sefahet ve su-yi idare ile işlerini berbat eylerler.