Ticaret bizde öteden beri hâkir görülmüş, erbab-ı ticarete yan bakılmış, siyasette fikr-i ticaret takip olunmamış, halk da hükümet de zayıf ve fakir düşmüştür.
Bununla beraber bizdeki sınıf-ı tüccar ekseriyetle Avrupa tüccarânı gibi değildir. Avrupa'da büyük müessese-yi ticariyye sahiplerinin tahsili yüksek, bazen en büyük rical devresinde yüksektir. Bizde yüz bin liralık tacirler bulunur, fakat böyle bir mecliste yüz paralık iş görecek fikir sarf edemezler. Bu da tecarib-i ticariyyeleriyle beraber ulum ve fünunda bîbehre olmalarından ileri geliyor. Biz müslümanlarda hayat-ı ticariyyenin fıkdanı siyasi zararlardan ziyade ictimaî ve iktisadî zararların husulune sebeb oluyor ki felaketlerimizin başlıca esbabı da budur.