Kitabı okumadıysanız kesinlikle okumanız gereken kütüphanenizde yer alması gereken bir kitap.
Sueda ve Tarık’ın hikâyesi sadece bir aşk değil, aynı zamanda bir ülkenin dramı, bir toplumun yaşadığı acının yansıması gibi. Savaşın acımasızlığını, kadınların nasıl yaralandığını, hayallerin nasıl yarıda kaldığını okuyoruz. Bazı sayfalarda “insanlık bu kadarını nasıl yapar?” diye de düşündüm.
Ama her şeyin içinde bir umut da vardı. Sueda’nın yaşadıkları, Tarık’ın sevgisi, yaşama tutunma çabaları… Bunlar bana insanın ne kadar güçlü olabileceğini hatırlattı. Aslında sadece bir roman değil, tarihe tanıklık ettiren bir kitaptı.
Sinan Akyüz, öyle bir anlatmış ki okurken hem hüzünlendim hem de insanlığımı sorguladım. Kitap bittiğinde elimde sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda yüreğime kazınan bir hayat dersi vardı.