Benim düşüncemi sorarsanız, yalnızca refahı sevmek ayıptır üstelik. Sonu iyi mi olur, kötü mü, orasını bilmem, ama bir şeyi devirip kırmanın bazen hoş bir yanı vardır. Bu bakımdan ne başlı başına refahı, ne acıları tutarım."
İkinci dereceden bir rolü kendime hiç yakıştıramaz, bundan dolayı sonuncu olmaya gönül rahatlığı ile katlanırdım. Ya kahraman olacak ya da çamura batacaktım, ikisinin ortası yoktu. Beni mahveden de buydu ya! Çünkü çamurda debelenirken, “bir gün gelecek kahraman olacağım” diye avuturdum kendimi.
Gülünç duruma düşmekten de son derece korkuyor, göreneklere körü körüne uyarak adımlarımı herkese göre ayarlamaya çalışıyordum. Davranışlarımda bir başkalık görecekler diye ödüm patlıyordu. Aslında başka olmaya kim dayanabilirdi ki!
Mantık kuşkusuz iyi şeydir, ama olup olacağı bir mantıktır ve insanın düşünme gereksinimini gidermekten öteye geçemez; oysa istek yaşamın ta kendisidir, hem de en basit davranıştan yüce mantığa kadar.