Boş işlerde bugün..
Müdüre vereceğim evraklarda birkaç imza eksik olsa n'olacak,sanki okunuyor yığınla kağıt israfı.Yazık şu dijital çağda yalandan bir sürü evrak iste,güya imzası ,virgülü noktası eksik imiş.Peki içerik.. Asla okunmayacak ,ve totalde ne kadar israf. Madem gerekli ,dijital olarak iste ,sisteme girilsin.Her an ulaşabilir ve geri dönüt verebilirsin.Öyle yalandan ki..
Müzekkerlerin cılız duygularla kelimeleri israf etmesi dm kutularını darlıyor..
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bülbül olmayı seçtiysen bir ömür boyu yanacaksın. Gül olmayı seçtiysen bir ömür boyu solacaksın. Tasarruf edilemez hayat. Ya sarf edeceksiniz ya da israf.
Akıncı il gazi bey çeşitli yolsuzluklarda bulunanlar, tapınak soyan, insan tüccarlığı yapan, duvar delen, soygunculuk, hırsızlık edenler, işledikleri suçlara göre ad alırlar. Soner A. Soner A. ­İl Gazi Bey Akıncı Beyiydi Pek çok kale ehline emanet edilmişti Seslendi yeniçeri ağasına Dursun çavuş bilir ne gelir başına Yolsuzluklar yapanın mescitler soyanın Dursun çavuş dediki elbet bilirim ağam Soygunculuk edenler cana kıyan İnsan soysuzdur çulsuzdur ruhsuzdur Onun korkusu yoktur Cenabı Haktan Hiç bir insana haksızlık yapılmaz Onlar işledikleri suçlara göre yargılanır Her insan kendi mükâfatını cezasını alır Bilal emmi hırsızlık yapmış ah almıştı Osmanlıda ah almanın cezası yanmaktı İnsan tutacaktı bir mekânı ıslah edecekti Tarihin tanıkları idi kaleler Günde yüz kere yüzler sürmeli Dua etmeliydi O sultanı görmek için Getirin dedi İl Gazi Bey Suçlu Bilal Emmi çıkarıldı huzuru divana İl Gazi Bey sordu Çamlıhemşinde Akıyordu fırtına deresi sessizce Kaleler surlar şahitti yaptıklarıma
Din
Yemek zevki, müzik zevki, kitap zevki, sanat zevki gibi... "İnsan zevki" de var. Kibirli bir üstencilikten değilse; seçicilik, bir ruhun en hususi göstergesi. Seçici olamayan birinin aşkının, jestinin, iltifatının bile değeri olmuyor. Önüne gelene israf ediyor çünkü.
Duygu ve Düşünce
Büyük alimlerden Hasan-ı Basri’ye bir gün kalbi çok kırık, yorgun bir adam gelir. Adam, "İnsanlar bana haksızlık etti, çok incindim ve kendimi yapayalnız, değersiz hissediyorum. İçimdeki bu ateşi ve ağırlığı nasıl dindirebilirim?"diye sorar. Hasan-ı Basri ona şefkatle bakar ve sadece şunu söyler: "Git, suyu tenine şahit kıl. Güzelce bir abdest al ve iki rekat namaz kıl." Adam hiçbir şey anlamasa da denileni yapar. Gidip abdestini alır, seccadesini serer ve namazını kılar. Döndüğünde yüzündeki o gerginlik, hüzün ve karanlık gitmiş; yerine derin bir sükunet ve aydınlık gelmiştir. Hasan-ı Basri ona neden rahatladığını şu sözlerle açıklar: >🌾 ”Sen suyu yüzüne ve kollarına çarptığında, abdest azalarından sadece maddi kirler akmadı. İnsanların sana yüklediği dertler, haksızlıklar ve kalbindeki o kırgınlıklar da suyun serinliğiyle beraber damla damla akıp gitti. 🌿Peygamber Efendimiz (s.a.v) boşuna 'Öfke ve hüzün ateşten, abdest ise sudandır; su ateşi söndürür'dememiştir.🥀
İnsana Dair