Uzun yazmayacağım dedim ama yine uzun oldu galiba
7/10
·824 syf.··
Beğendi
·
2026 227. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:52
Öncelikle kitabın yazarının kim olduğu ile başlamak istiyorum. Giovanni Boccaccio (1313-1375) Orta Çağ Avrupa'sında yaşamış olmasına rağmen o dönemin baskıcı ve salt dini konulara odaklanan yapısının karşısında durmuş; insan doğasını, aşkı ve günlük yaşamı o dönemin skolastik düşünce yapısına karşın gerçekçi bir bakış açısıyla işleyerek İtalyan edebiyatının ve Rönesans hümanizminin kurucularından biri olmuştur. Aynı zamanda içinde 100 öykü barındıran Decameron isimli eseri "ilk modern öykücülük" geleneğini başlatan eser olarak da anılmıştır. 14. Yüzyılda patlak veren, tüm Avrupa'yı kasıp kavuran ve Kara Veba-Kara Ölüm olarak da adlandırılan veba salgını Giovanni Boccaccio nun yaşadığı Floransa' yı da vurur. Yazar birçok yakınını vebaya kurban verir ve bunun üzerine şehirden kaçıp Toscana kırsallarına yerleşir. İşte yazarın Decameron isimli eserinin çıkış noktası da yaşadığı kayıplar, vebanın insanı ürküten gerçekliği olmuştur. Keza yazar kitabına da veba salgını ve bu salgının şehir ve insanlar üzerindeki etkisinden bahseredek başlıyor. Floransa' yı vuran salgın neticesinde insanlar kah sokak ortasında ölüyör, kah evlerinde ölüyor ancak evlerinde ölenlerin çürümüş ceset kokuları dışarıya sirayet etmedikçe kişinin öldüğü anlaşılmıyor, cesetler bazen tek bir mezara üst üste yığılmak kaydıyla gömülüyor, salgın yüzünden ölmüş birinin naaşının kiliseye taşınması için ücretle insanlar tutuluyor zira şehirde ölüyü taşıyacak ne yakını kalmış oluyor ne de gönüllü taşıyacak birileri.... İşte böyle bir ortamda vebanın soğuk soluğundan kaçmak, bu karanlık günlerden biraz uzaklaşmak isteyen 3'ü erkek 7'si kadın 10 kişi şehri terk ederek, kırsal alanlara doğru yolculuğa çıkıyor. Bu yolculukta kötü günleri anmamak, biraz da salgının etkilerinden uzaklaşabilmek için kendi aralarında bir karara
1000Kitap
DecameronGiovanni Boccaccio · Alfa Yayınları · 20201,545 okunma
7/10
·336 syf.··
2026 62. kitabı
​David Szalay, Beden’de yüzümüze öyle sert bir ayna tutuyor ki, kitaptan kaçmakla sayfaları daha hızlı çevirmek arasında sıkışıp kalıyorsunuz. Hikayeler boyunca farklı yaşlardaki István'ın peşine takılıp Avrupa’nın bir ucundan diğerine savrulurken, aslında kendi içindeki o devasa boşluktan ve yaşlanma korkusundan kaçtığını fark ediyorsunuz. Mekânlar değişiyor, şehirler değişiyor ama o içsel bölünmüşlük ve "ben kimim" krizi hiç değişmiyor; sanki oradan oraya koşarak kendi faniliğini unutmaya çalışıyor. ​Kitabın en sarsıcı tarafı, o güçlü, sarsılmaz görünen erkek rolünün, cinsel arzuların ve statü hırslarının ne kadar kırılgan kurgular olduğunu bütünüyle açık etmesi. Karakter tam her şeyi kontrol ettiğini düşündüğü an bedensel sınırlarıyla, çöküşle ve yetersizlikleriyle yüzleşiyor; işte o an inşa ettiği tüm o yapay egolar büyük bir gürültüyle yıkılıyor. Szalay, insanın o kaçınılmaz biyolojik kaderini ve zamanın akıp gidişi karşısında ruhumuzun nasıl sarsıldığını o kadar net, o kadar çıplak anlatmış ki, zihninizdeki o "asla yıkılmam" illüzyonunu bir çırpıda darmadağın ediyor. Modern hayatın hızı içinde kendi bedenimize ve öz hakikatimize ne kadar yabancılaştığımızı gösteren, insan doğasının o en karanlık ve çaresiz dehlizlerine dokunan, bittiğinde de insanı uzun süre derin bir sessizliğe gömen güzel bir yolculuk.
1000Kitap
BedenDavid Szalay · İthaki Yayınları · 2026292 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
6/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:51
Öbür Dünya ile Dünya arasındaki duvarlar yıkıldığında insanlar ile feyler aynı dünyada yaşamak zorunda kalırlar. Feyler insanlardan üstün olduklarını iddia ederek insanları köleleştirmek ister ve insanlar kendilerini koruma altına almak için feyler ile aralarına bir duvar örer. Fakat feylerin özgürlükleri insanlar tarafından kısıtlanmak istenmesiyle onlara bir savaş açarlar ve o duvar 20 yıl önce yıkılır. (Bir yirmi yıl vakası daha :D) 20 yıldır Doğu Avrupa’da, seçkin feyler ve insanlar egemenlikleri için savaşmaktadırlar. Kızımız Brexley, küçük yaşlarda ailesini kaybetmesiyle ülkesinin baş generali, aynı zamanda babasının yakın arkadaşıydı galiba?, tarafından sahiplenip büyütülmüş bir kızdır. Çoğu kızın aksine şanslı ve ayrıcalıklıdır. Askeri eğitim alan genç kızımız bunun yanı sırasında da hırsızlıklık yapmaktadır. (Askeri eğitimin hiçbir faydası olammış demekki, ki öyle de zaten) Ve kitabımız da böyle başlıyor aslında. Brexley, birlikte büyüdüğü ve ona sırılsıklam aşık olduğu, aynı zamanda generalin oğlu olan Caden ile Seyehat halindeki trene hırsızlık operasyonu gerçekleştiriyorlar. Caden de generalin oğlu ya, yakalanma riskine ve ününe leke gelmesi riskinden dolayı bu duruma çok karşı ama Brexley’e “KARŞI KOYAMIYOR” işte. O da çılgın ama o geleceğin varisi. Böyle şeyler yapmaması lazım aslında ama bunu yaptıkça da anca kendi olabiliyormuş. Kızımız öyle anlatıyor. Ya bu kız kendi dünyasında çok yaşıyor da neyse. Oğlan da salak yemin ederim. Kız öpüşmek mi hırsızlık mı diyor adam hırsızlık diyor. Sen nasıl libidosu düşük bir erkek oluyorsun, Brex’i sen de bu kadar çok istiyorken. Çıldırmalık yemin ederim. Bi de diyor ki bak bak, ‘sono korşo koyomoyom’ BOK! ÖPÜŞELİM DEDİĞİNDE NiYE KARŞI KOYDUN E MAL!!! Yani o kısım bana hiç geçmedi. Saçmalıktan başka
1000Kitap
Yabani TopraklarStacey Marie Brown · Ren Kitap · 2024159 okunma
Deli Beşizler
10/10
·192 syf.··
2026 28. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:46
Kafam şuan hiç yerinde değil.Ne okuduğumu unuttum.Benim güncel hafiza.Jsjsja neyse anlatıyım. Şimdi her şey yaz dizisi gibi başlıyor.Erkeğimiz(isim hafizam berbat)tam bir inek öğrenci.Sonra iste bu adama bir teklif geliyor.Ders vericek birilerine.Sonra gidiyor iste eve.Adam fakir bu arada.Bunlar da zengin.Ders verecegi kisiler onunla ayni yasta olan bes kiz ve bunlar besiz.Hepsi birbirine benziyor.Bu ciltte bunu okuyorsunuz.İlk ciltten bir sey anladım mi?HAYİR.İlk ciltten bir şey anlamak imkansız.İsimler zaten birbirinde.Olayi hiç anlayamadım.Bir de su sıralar pek iyi degilim bir şeyleri hatirlayamiyorum.Biri yardım etsin ya.Gerçekten! En sevdigim ve kendimi bulduğum kız Miku oldu.Kiz japon komutanları seviyor daha ne olsun.BENİM DE FATİH SULTAN MEHMETİM VAR SİMDİ.Ayrıca hunları da çok severim.Cunku çekik gozluler ve ben de çekik gozluyum.Atalarim yani. Neyse oyle iste,rastgele aldım mangayi zaten.Rastgele de okudum allah kabul etsin.
Eşsiz Beşizler - Cilt 1Negi Haruba · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 2021156 okunma
9/10
·632 syf.··
2026 76. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:53
"İnsanlık özgürlüğe kavuştuğunda gerçekten özgür mü olur, yoksa yeni efendiler mi yaratır?" Dune Sapkınları, Frank Herbert'in altı kitaplık destanının belki de en az konuşulan ama en önemli halkalarından biri. Tanrı İmparator Leto Atreides'in ölümünün ardından geçen yaklaşık bin beş yüz yıl boyunca insanlık, onun tasarladığı Altın Yol'un etkileri altında yaşamaya devam etmiştir. Ancak artık eski düzen sona ermiş, insanlık evrenin bilinmeyen bölgelerine doğru büyük bir göç gerçekleştirmiştir. Tarihe "Dağılım" olarak geçen bu olay, Dune evrenini geri dönülmez biçimde değiştirmiştir. Kitap, işte bu değişimin sonuçlarını anlatıyor. Dağılım'a katılan milyarlarca insanın torunları geri dönmeye başlamıştır. Ancak geri dönenler, ayrıldıkları insanlar değildir. Yeni kültürler, yeni teknolojiler, yeni düşünce biçimleri ve en önemlisi yeni güç odakları ortaya çıkmıştır. Bene Gesserit Kardeşliği, binlerce yıldır olduğu gibi olayları perde arkasından yönlendirmeye çalışsa da bu kez karşısında alışık olmadığı bir rakip vardır: Onurlu Analar. Onurlu Analar'ın sahneye çıkışıyla birlikte kitapta hissedilen tehdit duygusu giderek büyüyor. Frank Herbert onları yalnızca yeni bir düşman olarak tanıtmıyor; aynı zamanda Dağılım'ın insanlığı nasıl değiştirdiğinin bir yansıması olarak sunuyor. Onların yöntemleri, güç anlayışları ve evrene bakış açıları Bene Gesserit'in temsil ettiği her şeyle çatışıyor. Bu nedenle kitap boyunca yalnızca iki örgütün mücadelesini değil, iki farklı insanlık anlayışının savaşını okuyoruz. Romanın merkezindeki en önemli karakterlerden biri Sheeana. Genç yaşına rağmen kumsolucanlarını kontrol edebilme yeteneğine sahip olması onu yalnızca Arrakis için değil, tüm insanlık için önemli bir figür haline getiriyor. Leto Atreides'ten sonra kumsolucanları ve baharatın
1000Kitap
Dune SapkınlarıFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20212,793 okunma
4/10
·213 syf.··
2026 105. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:52
Serinin 3.cü kitabı patladı resmen adam zaten berbat bir salak kadın tarif edilen şekilde olsa bu malı asla kabul etmez ama burada etti . Cassidy lise zamanı yan komşusu James/Knuckles aşık fakat kız hani okulun sakin sessiz kızı oğlanda yakışıklı . Bunlar komşu olduğundan evin orada gayet yakın arkadaş gibiyken çocuk okulda kıza bakmıyor bile yani öyle bir şahsiyetsiz o yaşa göre bile . Cassidy 'nin güya yakın arkadaşı okulun en güzel kızlarından bu kız gidip aslında istediği erkek olmadığı halde James yatıp birde hamile kalıyor . Cassidy tabi şok ikisi ile muhabbeti kesiyor okul bitsin kurtulayım derdinde . Bu iki yüzsüz kızdan düğünde nedime olmasını istiyor kız kabul etmeyince kıza utanmadan çemkiriyor oğlan rezillik resmen . Bu aradA tüm bu bokları yerken aslında kıza ne kadar değer verdiğini ilerde onla bir yakınlık hayal ettiğini falan düşünüyor . Bu olay dizisi zaten sinirimi kaldırdı ama hepsinin yaşlar malum günümüzde toplanır . Bu aptal James o leş kızla evleniyor Cassidy orduya yazılıp çıkıp gidiyor . James ile karısı çocuğu kaybediyor karısı buna devamlı yaptığı gezileri Cassidy ziyareti diye yutturuyor . Yani adamın embesilliği inanılmaz boyutlarda bakın sonunda boşanıyorlar . Aradan 11 sene geçmiş Cassidy'nin babası ölüyor kız kasabaya dönüyor . Tabi küçük yer herkes tanışık kızı yemek dağıtım ve işlerinin başına geçiyor Kulübe iş yapıyorken bunlar karşılaşıyor . Ve tabi bizim mal James kıza yine yok karıma yataklık yaptın beni aldattı diye kıza saçmalıyor . Bir insan daha ne kadar gerzek olabilir derken durum anlaşılınca özür yani adam devamlı sıçıp batırma durumunda . Bakın kimse bu adamı kabul etmez yani mantıken . Cassidy gibi bir kadın asla etmezdi ama işte yazar ettirdi .
Property of KnucklesChristine Michelle · Moonlit Dreams Publications · 01 okunma