#𝙎𝘼𝙁𝙁𝘼𝙏_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙄̇_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙄̇𝙍☝️
🌀Biz ona,(#ibrahime) sâlihlere dâhil bir peygamber olacak bir başka evlâdı, İshâk’ı müjdeledik.
112
Hem önceki çocuğa, (#ismaile) hem İshâk’a feyiz ve bereketler bahşettik. Ama her ikisinin neslinden Allah’a iyi kulluk edenler bulunduğu gibi, kendisine açıkça zulmedenler de vardır.
113
#Tefsir: 📖 📖
İsmâil’den sonra Cenab-ı Hak İbrâhim (a.s.)’a İshâk’ı bahşetmiştir. Onun hem sâlih bir kul, hem de peygamber olacağını haber vermiştir. Allah Teâlâ Hz. İbrâhim’e olduğu gibi oğulları Hz. İsmâil’e ve Hz. İshâk’a bereketler lütfetmiştir. İkisinin de dünya durdukça hürmet ve senâ ile anılmaları, nesillerinin çoğalarak devam etmesi, İsrâiloğulları peygamberlerinin hep Hz. İshâk’ın soyundan gelmesi ve âhir zaman Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.s.)’in de İsmâil (a.s.)’ın neslinden gelmesi bu feyiz ve bereketin birer tezâhürüdür. Hem Hz. İsmâil hem de Hz. İshâk birer peygamber ve Allah’ın seçkin kulu olmalarına rağmen, nesillerinin kıyamete kadar böyle devam etme garantisi yoktur. Onlardan iyiler de olacaktır, kötülerde. Üstelik babaları İbrâhim (a.s.)’ın “Rabbim! Beni ve zürriyetimi namazı dosdoğru kılanlardan eyle!” (İbrâhim 14/40) diye hususi duası olduğu halde. Çünkü ataların üstünlüğü, evlatlarının da üstün olmasını gerektirmez. Herkes kendi itikat, ahlâk ve ameline, takvâ ve ihsan derecesine göre Hak katında bir değere sahip olacaktır. Bu sebeple ne yahudiler ne de başkaları “Atam şöyleydi, babam hacı ve hocaydı” diyerek kendine bir pay çıkarmaya kalkışmamalıdır. Nitekim âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:
“Onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandığınız da sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorgulanacak değilsiniz.” (Bakara 2/134)
Mü’minlerin Allah Teâlâ’ya olan iman ve güvenlerini artıracak bir müjde olarak