KONU: DEHŞET BEY FİLMİ VE DEĞERLERİMİZİN İSTİSMAR EDİLİŞİ
(SPOİLER İÇERİR) ÖNCELİKLE BU METİNDE KULLANDIĞIM DİL VE ÜSLÜP İÇİN TÜM HASSİYET SAHİBİ İNSANLARDAN ÖZÜR DİLİYORUM. ZİRA BU MEVZU NE YAŞ NE DE DİN MEVZUSU. BU MEVZUYU SİZLERLE PAYLAŞMAK BUNU GÜNDEME TAŞIMAK BANA BİR SORUMLULUK GİBİ GELDİĞİ İÇİN YAZIYORUM; FİLMİ İZLEME SEBEBİM: POPÜLER OLUŞU, EDİTLERDE AKSİYON SAHNELERİNİN GÜZEL GÖSTERİLİŞİ VS. Filmi izlemeye başlarkenki düşüncemi de ifade etmek isterim; "Cinsellik içeren sahneleri geçer, kültür edinmek için popüler olan bu yapımı izlemiş olurum." [ Atlaya atlaya zaten geldim 1 saat 15. Dakikaya? Ne anladık? ] YORUMUM; Dini ve milli değerlerimiz kullanılarak sözde bir "aksiyon" filmi çekilmiş. "Filmin başlangıcında 16 yaş sınırı olduğu, çıplaklık, şiddet, madde kullanımı, alkol kullanımı, sigara kullanımı ve cinsel içerik olduğu belirtilmiş. "Filmi bilmeyenler için özet geçmek istiyorum: Dehşet Bey isimli biri sözde "Hikmet-i Devlet" uğuruna çalışan Fedailer Grubu'na üye bir kişi. Bir sevdiği var. Ancak bu grupta sevdiği olanlar ölüyor; aklımıza yeni çeri sistemi getirilmeye çalışılmış. Ardından ise bir fedainin cinsel hayatı gözler önüne seriliyor ve peşine " evlenmek isteyen her fedai öldürülür!" Diyerek bu fedainin ve sevdiğinin hayatına son veriliyor. E hani bu fedailer Hikmet-i Devlet için vardı ve saygı duyuyordu? Heralde bu Hikmet-i Devlette özel hayatın gizliliği yok! Ardınndan Dehşet Bey ve sevdiği anlatılıyor vs. Vs. Problem şu, Fedailerin başı bu fedailer sözde evlenmeye kalkışmasın diye "kerhane" işi yapıyor kimsede çıkıp demiyor ki " Biz hani vatan millet sakarya diyorduk? Ne ara geldik!" Ardından Dehşet Bey'in sevdiği kadının babası ile tanışması, bir şekilde babasını öldirmesi gerektiği gibi oşaylar cereyan ediyor. Sorun şu ki Dehşet Bey'e "bu kızın babasını ( böyle söylenmiyor ama sonuç bu)
Film/Dizi İnceleme
Vesselâm..
İstikametin göstergesi itikat ve ameldir.. İnsanları değerlendirirken istikametine ve Ameline bakacağız. Ahlakına bakacağız.. Kafasında ki sarığa, cübbeye, sakalına, kıyafetine bakmayacağız...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dert yükü ağırdır, Kahır çeken bilir yoksunluğu. Hâl yorgundur, bilmez kelamı; Dil söyler, Kalp inanmaz... ​Meçhule giden yollar kararsızdır; İtikat yarım kalırsa, Yolda bırakır imanı... 2/6/2026 Pınar PEKĞÖZ
Rabbim ömrümü senin razı olacağın bir itikat üzerine kurmayı nasip eyle.
Din
#𝙎𝘼𝙁𝙁𝘼𝙏_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙄̇_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙄̇𝙍☝️ 🌀Biz ona,(#ibrahime) sâlihlere dâhil bir peygamber olacak bir başka evlâdı, İshâk’ı müjdeledik. 112 Hem önceki çocuğa, (#ismaile) hem İshâk’a feyiz ve bereketler bahşettik. Ama her ikisinin neslinden Allah’a iyi kulluk edenler bulunduğu gibi, kendisine açıkça zulmedenler de vardır. 113 #Tefsir: 📖 📖 İsmâil’den sonra Cenab-ı Hak İbrâhim (a.s.)’a İshâk’ı bahşetmiştir. Onun hem sâlih bir kul, hem de peygamber olacağını haber vermiştir. Allah Teâlâ Hz. İbrâhim’e olduğu gibi oğulları Hz. İsmâil’e ve Hz. İshâk’a bereketler lütfetmiştir. İkisinin de dünya durdukça hürmet ve senâ ile anılmaları, nesillerinin çoğalarak devam etmesi, İsrâiloğulları peygamberlerinin hep Hz. İshâk’ın soyundan gelmesi ve âhir zaman Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.s.)’in de İsmâil (a.s.)’ın neslinden gelmesi bu feyiz ve bereketin birer tezâhürüdür. Hem Hz. İsmâil hem de Hz. İshâk birer peygamber ve Allah’ın seçkin kulu olmalarına rağmen, nesillerinin kıyamete kadar böyle devam etme garantisi yoktur. Onlardan iyiler de olacaktır, kötülerde. Üstelik babaları İbrâhim (a.s.)’ın “Rabbim! Beni ve zürriyetimi namazı dosdoğru kılanlardan eyle!” (İbrâhim 14/40) diye hususi duası olduğu halde. Çünkü ataların üstünlüğü, evlatlarının da üstün olmasını gerektirmez. Herkes kendi itikat, ahlâk ve ameline, takvâ ve ihsan derecesine göre Hak katında bir değere sahip olacaktır. Bu sebeple ne yahudiler ne de başkaları “Atam şöyleydi, babam hacı ve hocaydı” diyerek kendine bir pay çıkarmaya kalkışmamalıdır. Nitekim âyet-i kerîmede şöyle buyrulur: “Onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandığınız da sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorgulanacak değilsiniz.” (Bakara 2/134) Mü’minlerin Allah Teâlâ’ya olan iman ve güvenlerini artıracak bir müjde olarak
Basir | el-Basir İsminin Anlamı Basir isminin lügat anlamı: Basar kelimesinden türemiş olan el-Basir ismi; bir şeyi görmek, kavramak, ustaca ve uzmanca bilmek, uzman bir görüşe sahip olmak demektir. EL-BASÎR: Her şeyi bütün incelikleriyle gören. Cenab-ı Hak, bütün varlıkların en küçük hareket ve davranışlarını, İma ve işaretlerini bilir ve görür. Onun görmesi için gece veya gündüz fark etmez, ışık veya karanlık gerekmez. Onun görmesi için göze veya başka bir alet ve cihaza ihtiyacı yoktur. Bütün kainatı ve içindekilerin hal ve davranışlarını avucunun içi gibi bilir ve görür, kontrolü altında tutar. Basir isminin ıstılah anlamı: Basir; her şeyi ustaca ve uzmanca görendir. Basir; hiçbir şey kendisinden gizli kalmayacak kadar iyi görendir. Basir; her şeyi idrak eden ve ihata eden, kuşatandır. Basir; olayların arka planını gören ve bilendir. Basir; her şeyi gören ve eşyaya görülme özelliği verendir. Basir; yarattıklarından farklı olarak gören ve bilendir. Basir; eşyayı bütün özellikleriyle görüp tanıyandır. Basir | el-Basir Dualar ve Zikirler EL-BASİR isminin zikri (302) adettir. Zikir saati Güneş, Zikir günü Pazar’dır. Pazar güneş saati ise sabah erken ve ikindi sonrasıdır; bu saatlerde okunabilir. Basir | el-Basir esmasıyla yapılacak Dualar: Ey ezeli ve ebedi olan Allah’ım!
Din İslam