6/10
·326 syf.··
2026 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:25
George Orwell’ın 1984 romanını yoğun bir okuma süreciyle 4 günde bitirdim. Kitabın ilk yarılarındaki o kasvetli, durağan ve her an izleniyormuş hissi veren boğucu atmosferi itiraf etmek gerekirse okuma hızını biraz yavaşlatıyor ve insanı zorluyor. Ancak yazarın kurguladığı bu monotonluk, totaliter rejimin birey üzerindeki baskısını hissettirmek için bilinçli bir tercih. Kitabın son bölümleri ve o çarpıcı finali ise tüm bu durağanlığı unutturacak cinsten. Beklenmedik, sarsıcı ve insanın zihninde uzun süre soru işaretleri bırakan bir sonla bitti. Klasikleşmeyi kesinlikle hak eden, ağır ama kült bir eser.
1984George Orwell · Penguin Classic Series · 2008200,3bin okunma
10/10
·1552 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:42
Edmond, bütün servetin kaybettiğin şeyin yanında eksik kalıyor. Suç işlenir, zaman akıp geçer, suçu işleyenler iyi yerlere gelir ama geçmiş insanın yakasını hiç bırakır mı? Monte Cristo Kontu severek okuduğum ve her karakter üzerinden kişilik tahlili yapılacak harika bir roman! Romandaki yan karakterler bile olayların gidişatını etkileyebiliyor tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi. Saf kötüler, çıkarları uğruna kötülük yapanlar, kötülük karşısında sessiz kalanlar, iyiler ve hiçbir kötülüğe aklı ermeyenler… Çok şey yazılır da büyüsünü bozmak istemiyorum. Bu şaheser bir yıl boşuna beklemiş kütüphanemde. Ve itiraf etmeliyim ki Edmond Dantès’in mutlu sona ulaşması beni rahatlattı. Eğer roman farklı bitseydi, hayatın adaletsizliğinin kitaba da sirayet ettiğini hissedecek ve buna gerçekten üzülecektim.
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202037,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Üzerime kasabayı merkezine alan kitaplar atın lütfen :)
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 21:26
Evet itiraf ediyorum, ben uslanmaz bir kasaba romantizmine ve kasaba konulu kitaplara bağımlıyım :) Kitabın kendisine gelirsek bu ay okuduğum Bitiş Çizgisine çok benziyor ama daha eğlenceli ve daha romantikti. İçinden çıkan ayracı da ayrı beğendim. Minnoş bir hikaye.
1000Kitap
Dizginleri YakalaPaisley Hope · Pukka Yayınları · 202670 okunma
Ağlatabilen bir distopya
9/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
Bitimsizlik Sendromu, adından da anlaşılabileceği üzere "Bitmeyen bir hayatın" getirdiği sonsuzluk bunalımını ele alıyor, Ancak bunu yaparken klasik öğeler yerine içsel sorgularımızı kullanıyor bize karşı: - Hiç ölmeyecek olsanız eşinizle sonsuza kadar birlikte olur musunuz? Bu çok ağır bir soru. Kitabı okuyan birinin bu soruya dürüst cevap vermesi ne kadar mümkün olur ki? Ya herşeyin daha fazlasını isterdik ya da herşeyin daha çeşitlisini. Biraz ondan, biraz bundan... ölmeyecek olduktan sonra başka şeylerin tadına bakmanın ne zararı var? Demez miydik? Ya da inançlar: - Dindeki ödül ve cezalar ölmedikten sonra anlamlı olur muydu? Cehennemden korkar mıydık mesela? Cennete gitmek için çabalar mıydık? Ya da ne kadar süre devam ederdik? Ahlaki değerlerimiz, iyi insan olma dürtümüz, sadakatimiz ne kadar devam ederdi? Yazar size sadece anlatmıyor, sizi o bunalımın içine çekiyor. Kendinize itiraf etmek istemeyeceğiniz içgüdüsel değişimi gözünüze gözünüze sokuyor. Kendinizle yüzleşip aslında o kadar da "iyi" ya da "ahlaklı" olmadığınızı, değerlerinizin zamanla, çevreyle ve ahlakla şekillendiğini, bunlar ortadan kalktığında sizin siz olmayacağınızı söylüyor. Özellikle kahramanın karısı ile olan bölüm ve diyaloglar beni parçaladı desem yeri... Hatta malum bölümde göz yaşlarıma hakim olamadım. O kadar içten ve gerçekti ki kendimi onun yerine koydum. İlk kitabını da okuduğum, şahsen tanıdığım bu yazarın bu kitabı ondan beklemediğim bir şeydi. Kendisinin yeni bir yüzüyle tanıştım. Saygılarımı sunuyor, başarılarının devamını diliyorum.
Bitimsizlik SendromuÇağlar Kulaksız · İzan Yayıncılık · 20266 okunma
BAYILDIM!!!
8/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
Cress'i bitirdim ve sanırım şu ana kadar seride en sevdiğim kitap oldu.O kadar çok şey oldu ki ne desem bilmiyorum. Öncelikle Cress'e aşırı üzüldüm yaşadıkları gerçekten kalbimi kırdı ama buna rağmen ne kadar güçlü olduğunu görmek de çok güzeldi. Şu an seride en sevdiğim karakterlerden biri olabilir, onu gerçekten çok seviyorum. Bir de itiraf etmem lazım; ilk kitapta Kai ve Cinder'ı çok da yakıştırmıyordum Ama bu kitapta özellikle finaldeki o sahneden sonra fikrim tamamen değişti. O kadar tatlılardı ki resmen yüzümde aptal bir gülümsemeyle okudum.Hâlâ favori çiftim Scarlet ve Wolf olabilir ama Kai ve Cinder'a da sonunda ısındım diyebilirim. Kitabın sonlarına doğru tempo inanılmaz yükseldi, sürekli "tamam şimdi ne olacak?" diye diye okudum. Final de beni direkt Winter'a ışınladı zaten.Winter'ın hikayesiyle ve son kitapla ilgili kafamda aşırı fazla teori var ve hangisinin doğru çıkacağını görmek için hemen okumak istiyorum. Bir yandan çok heyecanlıyım bir yandan da serinin bitmesine yaklaştığım için üzülüyorum çünkü sanırım çok hızlı okudum.Umarım Winter beklentilerimi karşılar çünkü şu an beklentim uzaaay
CressMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20154,724 okunma
Tanıştım gölgemle ve sarıldım ona en içten halimle…
10/10
·528 syf.··
2026 99. kitabı
Gölgeyle Buluşma benim için okunup biten bir kitaptan çok, üzerinde çalışılan bir kitap oldu. Hatta kalınlığı yarısı kadar olsaydı bile muhtemelen yine aynı sürede okurdum. Çünkü her bölümden sonra durup düşünmek, bazen geçmişe dönmek, bazen de kendime pek hoşlanmadığım yerlerden bakmak zorunda kaldım. Kitap, Jung’un gölge kavramını merkeze alıyor. Yani insanın görmek istemediği, kabul etmekte zorlandığı, çoğu zaman kendine bile itiraf etmediği taraflarını… Okurken şunu fark ettim: Bir özelliği reddetmek, onun yok olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine, fark edilmeyen taraflarımız bazen hiç beklemediğimiz anlarda ortaya çıkabiliyor. Kitabın en etkileyici yanlarından biri gölgeyi yalnızca karanlık taraflarımızla sınırlamamasıydı. Bazı insanların gölgesi öfke, kıskançlık ya da bencillik olabilirken, bazılarının gölgesinde iyilik, merhamet ve şefkat saklı olabiliyor. Bu bakış açısı bana oldukça düşündürücü geldi. Kitapta üzerinde en çok durduğum konulardan biri de buydu. Bazen bir insanda gördüğümüz ve tahammül etmekte zorlandığımız özellikler, aslında kendi gölgemize ait olabiliyor. Kendimizde görmek istemediğimiz ya da henüz fark etmediğimiz yönlerimizle başka birinde karşılaştığımızda verdiğimiz tepkinin bu kadar güçlü olmasının sebebi de bu olabiliyor. Bu bakış açısı, yalnızca başkalarına değil, kendime de farklı gözle bakmamı sağladı. Özellikle aile ilişkileri, eşler, kardeşler, anne-kız ilişkileri ve insanın yakın çevresiyle kurduğu bağlar üzerinden yapılan değerlendirmeler uzun süre aklımda kaldı. Çünkü kitap teoriyi anlatıp geçmiyor; dönüp kendi hayatına bakmanı istiyor. Kitaptaki bazı çalışmalar için tamamen dürüst olacağına güvendiğim birine ihtiyaç vardı. O bölümleri uygulayamadım. Dürüst cevapların canımı yakmasından değil, karşımdaki kişinin gerçekten
Gölgeyle BuluşmaKolektif · Timaş Yayınları · 2022310 okunma