Hücresinde bir mahkum, bir deli gibi. Labirentte çıkışı arayan bir fare gibi. Paris'i her yönde katediyorsun. Kıtlıktan çıkmış biri gibi, adresi olmayan bir mektubu taşıyan bir ulak gibi.
Elinde görünmez valizler taşıyan bir adam gibi yürüyorsun; gölgesini izleyen bir adam gibi yürüyorsun. Kör yürüyüşü, uyurgezer yürüyüşü; mekanik adımlarla, sonu gelmezcesine, yürüdüğünü unutana dek ilerliyorsun.