Can

Menajerin haklı olduğunun farkına varıyorum. İsa’nın neredeyse çıplak olmadığı bir haç hiç görmedim. Hiç şişko bir İsa görmedim. Ya da vücudu kıllı bir İsa görmedim. Gördüğüm her haçta İsa, belinden yukarısı çıplak olarak bir kot markası veya erkek parfümü için modellik yapacak görünümde.
Sayfa 162
Edebiyat
Eğer kimse izlemiyorsa herhangi bir şey yapmanın çok anlamsız olduğunun farkına varıyor insan. Çarmıha gerilme sırasında izleyici sayısı düşük olsaydı, olayı başka bir zamana ertelerler miydi, diye düşünmeden edemiyorum.
Sayfa 163
Edebiyat
İnsanların neden uyuşturucu kullandıklarını anlamaya başlıyorum. Çünkü zamanın sınırlı olduğu, kanunlar ve emirlerle dolu ve mülkiyete dayalı bu dünyada insanların yaşayabilecekleri tek gerçek kişisel macera bu.
Sayfa 163
Edebiyat
Ormandaki bir ağacın devrilişini kimsenin duymaması gibi, İsa’nın çektiği acılara da kimse şahit olmasaydı, kurtulur muyduk? Kurtuluşun sırrı ne kadar dikkat çekebildiğinizde yatıyor. Ne kadar tanındığınızda. İzleyici oranınızda. Medyanın sizinle ne kadar ilgilendiğinde. Adınızın ne kadar bilindiğinde. Gazetecilerin peşinizden ne kadar koştuğunda. Şöhrette.
Sayfa 163
Edebiyat
Menajerin bana söylemiş olduğu her şey çok mantıklı gelmeye başlıyor. Mesela İsa Mesih, kendisini kimsenin izlemediği, kimsenin ona işkence etmediği ve başında ağlayıp sızlamadığı bir kodeste can verseydi acaba bizi kurtarabilir miydi? Saygısızlık gibi olmasın ama, kurtarabilir miydi? Menajere göre, bir insanı aziz yapan en önemli faktör, medyada ne kadar yer aldığıdır.
Sayfa 164
Edebiyat