Sevilmek, aşık olmak.. bu sözcükler hem kaba hem de saçmaydı ve gerçekten sizi tatmin etse de, oldukça ciddi bir şekilde söyleniş olsa da bir kısmını bile duyduğumda melankoli tapınağımın çökmesine ve dümdüz olmasına neden oluyor. Yine de tuhaf şey. Kızların sana aşık olmasının ne kadar zor olduğu gibi çiğ fikirlerden uzaklaşıp edebi terimlerle söylemek gerekirse, sevilmenin kaygısını düşünürsek, o zaman o iç karartıcı tapınak duvarları bozulmadan kalıyordu.
İnsan hayatı karşılıklı olarak kandırılıp hiçbir şeyin farkına varmadan birbirlerini incittiği ve bu tuhaflığın bariz bir şekilde ortada olduğu örneklerle dolu.
İnsanlara karşı her zaman korku dolu bir ürperme hissettiğim ve insan gibi konuşma, insan gibi davranma yeteneğime hiçbir şekilde güvenmediğim için tüm korku ve endişelerimi toplayıp göğsümün derinliklerinde bir kutuya sakladım. Melankolimi ve öfkemi gizlemek için büyük çaba sarf ettim ve bunun yerine kendimi masum bir neşe havası geliştirmeye adadım. Böyleyece yavaş yavaş eksantrik bir soytarıya dönüştüm.
Görünürde her zaman gülümsüyor olsam da içeride çaresiz bir mücadeleyle debeleniyordum, bir ipte yürüyordum, ter içindeydim, onları eğlendirdikçe felaket ihtimali her an yaklaşıyordu.
Mutlu muyum? Aslında küçüklüğümden beri insanlar sürekli şanslı biri olduğumu söylüyor ama bana sorarsanız cehennemde gibi hissediyorum, bana şanslı olduğumu söyleyenlerse benimkiyle kıyaslanamayacak ve ölçülemeyecek kadar mutlu görünüyorlar.