This is Ceys who is under the Starry Night

This is Ceys who is under the Starry Night
Puan vermedi·408 syf.··
2026 15. kitabı
Uğultulu Tepeler’i bitirdim ve kitapta Catherine ve özellikle Heathcliff gibi bir karakterin o içindeki fırtınayı, iç hesaplaşmalarını görememek tam bir hayal kırıklığı oldu benim için. O dönemde henüz keşfedilmemiş bilinç akışı tekniğinin yokluğunu hiç bu kadar iliklerime kadar hissetmemiştim. Nellyciğim güzel anlattın ama yetmedi be.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 201857,7bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
9. Sandalyeden Fısıldanan Bir Yorum: Son Seans
8/10
·440 syf.··
2025 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2025 16:13
Irvin D. Yalom’un Bugünü Yaşama Arzusu adlı eseri, hem bir veda mektubu hem de yaşamın anlamına dair derin bir içsel değerlendirme niteliğinde. Kitap, yazarın ileri yaşlarında kaleme aldığı ve kendi
Bugünü Yaşama ArzusuIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20174,822 okunma
8/10
·272 syf.··
2021 29. kitabı
Thérésé Raquin, Emile Zola'nın içinde natüralizm akımını oluşturan başlıca öğeleri kullandığı ilk büyük eseridir. İlk olarak gazetede basılan bu roman, edebiyat çevrelerinde şiddetli bir polemiğe yol açtı ve ağır eleştiriler aldı. Louis Ulbach romanı "çamur ve kan birikintisi" , "daha önce basılmış tüm korkunçlukların tortusu" diye tanımlamıştır. Bunun üzerine Zola, önce bu eleştiriye cevaben bir makale yazdı, ahbaplarından destek istedi. Ardından romanın ikinci baskısı için de kitabını savunduğu meşhur önsözünü yazdı. Kitabın kapağını açacak olursak; Bastırılmış duyguların sonuçları nelerdir ? "Vicdan" denen şey insanı ne ölçüde rahatsız eder ? Kendini affetmek, affedebilmek mümkün müdür ? Kendini affedebilmek için başkalarının affına ihtiyaç var mıdır ? Pişmanlık, suçluluk, ihtiras üzerine kurulu kitabın konusu Yeşilcam tadında fakat bu kitabı klasikler arasına sokan Zola'nın muhteşem betimlemeleridir. Karakterlerin gelişimi, duygu, düşünce, hırs, ihtiras, mekan o kadar güzel anlatılmış ki kendinizi Pont-Neuf Pasajı'ndaki dükkanda sandalyede otururken buluyorsunuz. Aslında sanat, toplum, sanayileşme gibi değinilecek çok konu var fakat ben iflah olmaz bir üşengecim. Üzgünüm. En iyisi siz kitabı okuyun. O zaman son söz yine Zola'nın.. "Bir dramın okuru gırtlağından yakaladığını unutmayınız. Seyirci öfkelenir ama unutmaz. Ona kabuslar gördürecek, hiç olmazsa hafızasında yer edecek aşırı kitaplar sunmak gerekir."
Therese RaquinEmile Zola · Ayrıntı Yayınları · 20183,318 okunma
5/10
·180 syf.··
2021 28. kitabı
Camilleri ismini yıllar önce, sadece polisiye okuduğum zamanlarda duymuştum. Fakat o zamanlar kitapların karışık olarak farklı yayınevleri tarafından basıldığını görünce okumamaya karar vermiştim. Mylos Kitap, Komiser Montalbano serisini sırayla basmaya başladı ve ben serinin ilk kitabını okudum. Mutlaka okumanız gereken 50 polisiye yazarından biri Andrea Camilleri fakat onu bu listeye sokacak kitaplardan biri "Suyun Şekli" mi emin değilim. Kitabın ilerleyişi çok hızlı. Kitap başladı ve hemen bitti. Sonlara doğru, "anlatmak istenileni final bölüme yetiştirmek için hızlanan senarist" havası hakimdi. Yıllarca polisiye okumanın getirdiği dezavantaj mı bilmiyorum fakat bir sonraki sayfada ne olacağını bildiğimi hissederek okudum kitabı. Olumlu yönleri ise, Komiser Montalbano'nun karakteri ve olayları çözümlemedeki zekası kitabı okunabilir bir seviyeye getirdi benim için. Bunun haricinde Sicilya hayatı ve siyaset-kilise-mafya üçgenini görmek oldukça güzeldi. Serinin ikinci kitabını da satın almış bulunduğumdan seriye devam edeceğim fakat sonrası gelir mi bilmiyorum. Kitap hakkında olumsuz bulduğum noktalar daha fazla olsa da kitabı keyifle okudum. Fakat bu keyif kitaptan değil, benim yıllar sonra polisiye türünde bir roman okumamdan dolayı olduğunu düşünüyorum.
Suyun ŞekliAndrea Camilleri · Mylos Kitap · 2021148 okunma
9/10
·152 syf.··
2021 27. kitabı
"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak.." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında yazmış olduğu, Türk edebiyatı için o döneme kadar benzeri olmayan özgün bir kitap niteliğinde Yürümek. Geleneksel düzene karşı olan, toplumun değer sistemlerini sorgulayan Ela ve Memet'in hayatlarından farklı bölümlerle oluşturulmuş, hayatın farklı karelerinden bir panaroma çizmiş bize Sevgi Soysal. Cinsellik, cinsiyet ayrımı, toplum baskısı, zorbalık gibi konuların işlendiği kitapta Ela, kadın duyarlığı ve kadının sesini duyurması noktasında önemli bir işlev görürken, Memet üzerinden ise erkek üzerindeki toplum baskısına değinilir. Yürümek bir varoluş romanı, bir varolma mücadelesi.. Ela ve Memet'in bu mücadelesi romanın bitmesiyle bitmiş değil. Ela ve Memet bu mücadelelerine bugün hala devam ediyorlar..
YürümekSevgi Soysal · İletişim Yayınları · 20121,638 okunma