İnsanların çoğu kabul etmeye hazırdır, çoğu gizli gizli parmakla göstermeye, suçlamaya ve ihbar etmeye, dostlarını gammazlamaya bayılır, komşulara, üstlerine ve patronlarına, polise, yetkililere, herhangi bir şeyin suçlusunu bulup teşhir etmeye bayılırlar, sırf bu onların tahminlerinden ibaret olsa da; ellerinden gelirse hayatlarını batırmaya, en azından zorlaştırmaya, vebalı haline sokmaya, kopuşlar yıkımlar yaratmaya, toplum dışına itmeye bayılırlar, adeta cezalandırılan her birinden ya da her bir mağdurun arkasından, "Onun işi bitti, defedildi ama ben değil," demek rahatlatacakmış gibi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanın tasarladığı planlar, girişimler, deneme ve hamlelerden ibarettir; teker teker açılan iskambil kağıtları gibi, istediğin kağıt çoğu zaman gelmez.
İnsanlar birlikte bir suç işlediklerinde bir şeyi planlayıp tasarladıklarında aralarında bir bağ olduğunu hissederler, hele bir de onu hayata geçirmişlerse. O zaman işte aniden senli benli olurlar çünkü maskelerini çıkarmışlardır ve benzerleri karşısında, oldukları bir şeyi olmamış, yaptıkları bir şeyi asla yapmamış gibi davranamazlar.
İnsanın kendini kurmaca bir duruma sokması asla kolay değil, hayatı "mış gibi" yaşayan nasıl onca insan var aklım ermiyor, çünkü son noktasına varana dek en gerçek dışı ayrıntıyı, her bir öğeyi, üstelik de var olmadıkları ve hepsini uydurmak gerektiği hallerde akılda tutmak külliyen imkansız.