Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan handiyse hayatının bir parçasını oluşturacak denli kendisine yakın olanların ölümünü ilkesel olarak istemez ama arada sırada içlerinden bazıları aramızdan ayrılırsa ne olur diye hesaplamaktan da kendini alamaz.
Bekleyiş, beklenen şey için biriktirme vazifesi görür, onu katılaştırıp taşlaştırır ve derken yıllarımızı bir işaret gelsin diye beklemekle heba ettiğimizi kabullenmeye yanaşmayız, nihayet o işaret geldiğindeyse artık bizi ayartmayan ya da güvensizlik duyduğumuz, gecikmiş çağrısına karşılık vermekte sonsuz bir atalet hissederiz, belki de harekete geçmek işimize gelmediğinden. İnsan bir türlü belirmeyen fırsatın beklentisiyle yaşamaya alışır, derinlerde sakin, korunaklı ve edilgendir, derinlerde onun geleceğine dair inançsızlık vardır.
Herhangi bir insanın başına gelebilecek en kötü şey bu, ölümden beter; aynı zamanda insanın başkasına yapabileceklerinin de en kötüsü, kimsenin geri dönmediği yerden geri dönmek, zamansızca dirilmek, hele de kimsenin beklemediği bir zamanda, iş işten geçtiğinde ve uygun olmadığında, hayatta kalanlar o insanı çoktan kafalarında bitirdiğinde ve artık ona bel bağlamadan hayatlarına yeniden başladıkları veya devam ettiklerinde.. Geri dönen açısından, fazlalık olduğunu, varlığının arzulanmadığını, evrenin düzenini bozduğunu, onunla ne yapacağını bilmeyen sevdikleri açısından bir ayak bağı teşkil ettiğini fark etmekten daha büyük talihsizlik olamaz.
Neler olup bittiği, konunun en önemsiz tarafı. Bu bir roman ve ne olursa olsun fark etmez, bir kez bitmeye görsün, unutulur gider. İlginç olan, kurmaca olaylar vasıtasıyla bize aşıladıkları, bize sunduğu olasılıklar ve fikirlerdir, bunlar gerçek olaylardan daha sarih biçimde kalır zihnimizde ve daha fazla akılda tutulur.