Kahramanlar konuşulur...
Başarılılar, güzeller, yakışıklılar,
göz önündekiler, hızlı ve dikkat
çekici olanlar konuşulur. Oysa
her hikâyede birileri daha vardır.
Görmediğimiz, bilmediğimiz,
konuşulmayan, anlatılmayan
ama en az anlatılanlar kadar
değerli olan birileri...
Ben dışlanmaktan
korkmuyordum çünkü zaten dışlanıyordum, hem
de kardeşlerim tarafından! Bu konuda benimle benzer yollardan geçmiş ve örnek aldığım biri
daha vardı. Çirkin Ördek Yavrusu...
Her masalın vardır iyisi kötüsü peki
nerededir diğerlerinin hayat öyküsü.
Sevgili Şermin Yaşar "Biri Daha Var" adlı kitabında tam olarak bu noktaya değinmiş, çizmeyi yapan Çizmeciden, saz çalan Ağustos Böceği'nin Annesinden, Kurbağa Prens'in kardeşinden, Külkedisi'nin kötü kardeşleri de dahil olmak üzere birçok masalın ana kahramanları yanında birde onların gölgesinde kalanların hikayelerini okuyoruz.
Ezbere bildiğim masallara bu açıdan bakmak hem olayı daha iyi kavramamı hem de masala karşı olan merakımın artmasını sağladı.
Bir çocuk kitabı diye nitelendirilse de her yetişkin de bir zamanlar çocuktu diyerek içimdeki çocuk için masal okumaya, çocuksu olan her şeyi 4 yaşındaki Nur için yapmaya devam edeceğim. Teşekkür ederim sevgili Şermin Yaşar bu bakış açısını kazandırdığın için.
Biri Daha VarNur
“Ama ben zekanın tek başına
hiçbir anlam taşımadığını öğrendim. Burada, sizin üniversitenizde zeka, eğitim
ve bilgi büyük idoller haline gelmiş. Ama şimdi biliyorum ki, hepinizin atladığı
bir şey var: Sevgi ve şefkat eli değmeyen zeka ve eğitim beş para etmez.”
Size şunu
hipotez olarak sunuyorum: Sevgi alma ve sevgi verme yeteneğinden yoksun olan
zeka, zihinsel ve ahlaki çöküşe, nevroza ve muhtemelen psikoza bile yol açar. Ve
ben-merkezci bir amaca odaklanan ve insan ilişkilerini dışlayan bir beynin,
sadece şiddete ve acıya neden olacağını da eklemek istiyorum.