Basın komşuları tarafından saldırıya uğrayan,
dört parçaya bölünen ve pişirilen iki işsiz Bolivyalının vakasına yer vermişti. Bu haberi okuduğunda tüyleri diken
diken olmuştu. Herkesçe bilinen ilk skandal buydu ve neticede topluma et ettir, nereden geldiği de önemli değildir
düşüncesini aşılayan da yine bu olaydı.
**Dünyadaki bütün hayvanlarda bulunan ve aniden ölümcül
olarak nitelendirilen bir virüs sebebiyle tüm hayvanlar
katlediliyor. Doktorların insan ırkının et yemeden yaşanamayacağını
söylemesi üzerine bilim insanları çare arıyor ve
yenilebilir olduğunu ileri sürdükleri "Özel et" adını verdikleri
türdeşlerini laboratuvar ortamında çoğaltarak insanların
ihtiyacı olan proteini bu şekilde sağlamaya başlıyorlar.
Kitabımızın baş karakteri olan Marcus Tejo, babasının sahip
olduğu hayvan çiftliğinde çalışan bir veteriner. Geçiş
diye adlandırdıkları türdeşlerini yemeye başladıkları dönemden
sonra babası akıl sağlığını yitiriyor. Marcus ise babasına
bakımevinde iyi şartlarda bakılması için özel et üretilen
bir tesiste çalışmak zorunda kalıyor. Bir yandan akıl sağlığını
kaybeden babası öte yandan yeni vefat eden oğlu ve bu
durumdan çok etkilenip annesine giden eşi. Marcus'un
patronu olan Krieg'in ona hediye olarak canlı, özel
bsn(birinci saf nesil) göndermesiyle başlayan olay örgüsü
ile devam ediyor kitap.**
"Asla ama asla küçük kızım dere tepe dolaşan
Ocakbaşı masalları diyarında ve büyüyle uyutulmuş
Korkma inanma ya da koyun beyazı şapkalı kurt
Hoplayıp meleyen hoyratça neşeyle sıçrar
diye yavrum yavrum
Sürü sürü öbeklenmiş yapraklar içindeki
ininden çiye batmış yılda
Yüreğini yemek için gül renkli ormandaki evde. "