O zamana kadar alışkanlık üzere ve keyfi için kendi kendine konuşmaya alışmış, yalniz bir yaşam sürdürmüş olduğundan etrafında dolanip duran bu gençler topluluğundan biraz ürktü. Onu cezbeden tüm bu hareketlilik ayni zamanda canini da sikiyor, özgürce çalışan tüm zekâlarin gürültülü
gelgitleri düsüncelerini allak bullak ediyordu. Bazen fikirlerin karmaşasının ortasında kendisinden çok uzaklaştıkları için onlari yeniden bulmakta zorluk çekiyordu.